Tarihin Yazıldığı Yer – ROMA

ponte-veccio-birgezgininnotlari-floransa
Rönesans’ın Doğduğu Yer – FLORANSA
24 Şubat 2017
DCIM100GOPROGOPR1221.

Roma yazıma en sevdiğim hikayelerden biriyle başlamak istiyorum;

Rivayete göre Roma İmparatoru Julius Sezar, o dönem kullanılmakta olan Julyen takviminde bir düzenleme yapması için Mısırlı Astronomi Bilimcisi Sosigenes’e emir verir.

O zamanlar 1 yılın 365 gün 6 saat sürdüğü bilinmekte.birgezgininnotlari-roma-sezar-heykel

Sosigenes bir hesaplama yapar ve her yıldan artan 6 saatin, 4 yılda bir takvime eklenmesi (1 gün) ve o yılın 366 gün olması gerektiğini söyler. 366 günün 12 aya eşit şekilde bölünememesi sebebiyle de 6 ayın 30 gün, diğer 6 ayın ise 31 gün çekmesi gerektiği konusunda görüş bildirir.

Sosigenes’in bu önerisine istinaden 4 yılda bir 366 gün çeken yıllara çözüm getirilir fakat 365 gün çeken yıllar için hala bir çözüm bulunamamıştır.

Bunun üzerine Roma İmparatoru Gaius Julius Sezar emri verir: “365 gün çeken yıllarda son aydan 1 gün düşülsün!”

O zamanlar ise yılın son ayı Şubat olduğundan bu ayın; 4 yılda bir 30 gün, diğer yıllarda ise 29 gün olmasına karar verilir.

Ancak Sezar bununla da yetinmez ve doğduğu aya kendi ismini verir. Julius yani July. (Temmuz)

Gel zaman git zaman Julius Sezar ölür ve yerine oğlu August geçer. İlk icraatlerinden biri ise, Julius’dan sonraki aya kendi adını vermek olur. Hatta bununla da yetinmeyerek benim babamdan ne eksiğim var düşüncesiyle kendi ayını da 31 gün yapmak ister. Sonuçta ise talihsiz Şubat’tan 1 gün daha alınarak Ağustos ayına eklenir.

O günden bugüne de Şubat ayı dört yılda bir 29 gün, diğer yıllarda ise 28 gün çeker.

Roma, dünya tarihinin şekillenmesinde çok büyük rol oynamış ve medeniyetin beşiği olarak kabul edilen, neredeyse en ufak taşının bile bir hikayesi bulunan 2800 yıllık harika bir şehir.

Tarih boyunca birçok medeniyete başkentlik yapmış olan Roma’da sayısız tarihi eser görebilir, farklı uygarlıkların kültürlerine dair incelemeler yapabilir ya da buram buram sanat kokan sokak ve meydanlarında çok güzel vakit geçirebilirsiniz.


A. ROMA HAKKINDA BİLGİLER

birgezgininnotlari-roma-haritaRoma, İtalya’nın ve ülkedeki Lazio Bölgesi’nin başkentidir. Tiber ve Aniane Nehirleri’nin arasında bulunur, yaklaşık 2.7 milyon nüfusu ile İtalya’nın en kalabalık şehridir.

Ülkeye giriş için Schengen Vizesi gerekmektedir. Para birimi Euro’dur. Uluslararası telefon kodu 0039’dur. Saat farkı ise -1 saattir, yani Roma saati bizden 1 saat geridedir.

Not: Ülkemizde bu sene kış saati uygulamasına geçilmediğinden ve İtalya’da geçildiğinden dolayı, kış mevsiminde saat farkı -2 saattir. Burada da eskiden olduğu gibi her sene yaz ve kış saati uygulaması yapılması durumunda ise Roma ile saat farkımız -1 saat olarak sabit kalacaktır.

Sınırları içerisinde, Katoliklerin ruhani lideri Papa’nın yaşadığı Vatikan adındaki bağımsız devlet bulunur. Bu nedenle de Roma’ya, iki devletin başkenti denmektedir.

Roma Tarihi’nin Romulus ve Remus kardeşlerin efsaneleriyle başlamış olduğu düşünülmektedir.

İmparatorluk döneminde geçerli olan Roma Hukuku, bugünki hukuk sisteminin temelini oluşturmaktadır.  Şahsi haklar, mülkiyet, borç-rehin ilişkisi vs. gibi durumlar tamamen Roma Hukuku sayesinde doğmuştur. Günümüzle arasında farklılıklar gösterse de temelde aynıdır.roma-birgezgininnotlari-12

Yedi tepe üzerine kurulu olması ve bir çok medeniyete başkentlik yapması nedeniyle İstanbul ile benzerlik gösterir.

Unesco tarafından koruma altına alınan çok sayıda tarihi esere ev sahipliği yapar.

Dünya tarihinin en etkili isimlerinden biri olan Roma İmparatoru Gaius Julius Sezar, M.Ö. 100-44 yılları arasında burada yaşamış olup yakın arkadaşı Marcus Junius Brutus önderliğindeki yaklaşık 60 kişilik bir senatör grubu tarafından suikaste uğramıştır.

Suikastçilerin arasında yakın arkadaşı Brutus’ü de gören Sezar’ın son sözleri; “Et tu Brute” yani “Sen bile mi Brutus?” veya “Sen de mi Brutus?” şeklinde Türkçe’ye çevrilebilen o meşhur sözler olmuştur.

Roma dar caddeleri, büyük meydanları, Kolezyum, Aşk Çeşmesi ve İspanyol Merdivenleri gibi ünlü tarihi eserleriyle kendine hayran bırakan ve özellikle kısa tatiller için tercih edilebilecek harika bir aşk şehridir.

Not-1: “Roma’nın” tersten okunuşu “Amor”’dur ve bu da “Aşk Tanrısı” anlamına gelmekte olduğundan Roma’ya “Adında Aşk Saklı Şehir” denmektedir.

Not-2: Roma seyahatiniz öncesinde Dan Brown’ın “Melekler ve Şeytanlar” adlı kitabını okumanızı öneririm. Gezinizin daha bir anlamlı olacağından emin olabilirsiniz.


B. ROMA’YA NE ZAMAN GİDİLİR?

IMG_7587Roma’da Akdeniz İklimi hüküm sürdüğünden yazlar kuru ve sıcak, kışlar yağışlıdır.

Yaz sıcaklığı ortalaması 25-30 derece civarında olup kış aylarında ise 7-13 derece arasında seyreder.

Biz, Roma’nın en soğuk zamanı olan Ocak ayında gittik. Gündüz hava gayet iyi olsa da güneş battıktan sonra hissedilen sıcaklık epey bir düştü. Ama yine de çok zorlanmadan hemen hemen tüm yerlere yürüyerek gidebildik.

Mevsimlere göre değerlendirecek olursak;

• Yazları sıcaktır ve pek yağış görülmez.
• Sonbaharda nem oranı fazladır.
• Kışın özellikle geceleri soğuk olur.
• İlkbaharda ise hava sıcaklıkları ve nem normal düzeydedir.

Bu nedenle bence Roma’ya gitmek için en uygun zaman, sıcaklıkların 18 – 22 derece arasında olduğu Nisan ve Mayıs aylarıdır.

Genelde yürüyerek dolaşacağınızdan ve ani sıcaklık değişimlerine (iç-dış mekan ve gece-gündüz sıcaklık farklılıkları) hazırlıksız yakalanmamak için özellikle kışın gidecek olanların yanlarında çok kalın kıyafetler değil de ince birkaç kat kıyafet bulundurmalarını öneririm.

Roma Pass Nedir? Alınmalı mıdır?

Gitmeden önce Roma Pass hakkında yalan yanlış birçok yorum okumam sonucunda hem kafa karışıklığı hem de zaman kaybı yaşadım. Aynılarını yaşamamanız ve ortadaki bilgi kirliliğini gidermek amacıyla konuyu açıklama gereği duydum.

Roma Pass, Roma Belediyesi tarafından turistler için hazırlanan, ve Ocak-2017 itibarı ile toplam 36 Euro’ya satılan 3 günlük bir paket. roma-pass=birgezgininnotlari

Bu paketin içerisinde,

• 2 tane müze veya arkeolojik alana bedava giriş hakkı,
• Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarına ücretsiz binebilme hakkı,
• Toplam 45 adet müze, anıt ve arkeolojik alana indirimli ve sıra beklemeden girebilme hakkı, (ilk iki tanesi ücretsiz, diğerleri indirimli)
• Roma Haritası,
• Roma Gezi Rehberi ve güncel etkinlikleri gösteren bir form bulunuyor.

Hiç müze gezmeyi sevmeyen biri bile olsanız Vatikan Müzelerini, Sistine Şapeli’ni, Roma Forum’u ve Colloseum’u mutlaka gezeceğinizden emin olun.

Bu müzelerden iki tanesine bedava gireceğinizi düşünürseniz zaten verdiğiniz parayı çıkarmış oluyorsunuz.  (Vatikan Müzesi + Colloseum =36 Euro)

Buna ilaveten 3 gün boyunca şehir içi tüm toplu taşıma araçlarını bedava kullanabilme, tüm müzelere sıra beklemeden ve indirimli ücret ödeyerek girebilme hakkınız olacağından bence kesinlikle alınması gereken bir kart.

Eğer sadece iki müze gezecekseniz ve hiç toplu taşıma aracı kullanmayacaksanız dahi en kötü ihtimalle kendini amorti ediyor.

Bence en önemli avantajı ise sıra beklemeden müzelere giriş imkanınızın olması. Sırf bunun için bile 36 euro ödenebilir. Aksi halde sınırlı olan zamanınızı müze sırası bekleyerek boşa harcamış oluyorsunuz.

Not-1: Roma Pass’i havaalanından, turist information ofislerinden, istasyonlardan, bazı süpermarketlerden ve büfelerden kolayca satın alabilirsiniz. 

Not-2: Roma Pass’in 3 günlük kullanım süresi, kartını satın aldığınız tarihte değil, ilk kullanmaya başladığınız andan itibaren geçerli oluyor.


C. ROMA’YA NASIL GİDİLİR?

Roma’da iki adet havaalanı bulunuyor. Birincisi, Türkiye’den Pegasus ve THY’nin direkt seferlerinin bulunduğu ve şehir merkezine 30 km uzaklıkta bulunan Leonardo Da Vinci ya da diğer adıyla Fiumicino Havaalanı (Buranın iki adı var ve Fiumicino ismi daha çok kullanılıyor).

Roma’da ki diğer havaalanı ise şehrin 15 km dışında olan Ciampino Havaalanı. Burası genelde ülke içi veya ucuz charter uçuşlar için kullanılan bir havaalanı.

İstanbul – Roma arası uçuş yaklaşık 2.5 saat sürüyor. THY ve Pegasus’un her gün düzenli olarak Fiumicino Havaalanı’na seferleri bulunmakta.

Havaalanından Roma merkeze gitmek için ise tren, otobüs ve taksi gibi birkaç tane alternatif bulunuyor. Hepsi de birbirinden kolay. Birini kaçırsanız diğerine binebiliyorsunuz. Tren ve otobüsle seyahat edecekseniz Roma şehir merkezindeki “Roma Termini” adındaki tren istasyonuna bilet almanız gerekmektedir.roma-termini-birgezgininnotlari

Havaalanından Roma Termini’ye gitmek için en hızlı yol kesinlikle Leonardo Express adındaki treni kullanmak. Havaalanından her 30 dakikada bir kalkan Leonardo Express, tam 30 dakikada Roma Termini’ye ulaşıyor. Biletleri havaalanındaki biletmatiklerden, gişelerden veya büfelerden 14 Euro’ya satın alabilirsiniz. Bilet almak için; www.trenitalia.com

Daha ekonomik bir ulaşım aracı isteyenler Terravision otobüsünü kullanabilirler. Biletleri internetten alırsanız 4 Euro, havaalanından alırsanız 6 Euro. Terravision otobüsü havaalanından her yarım saatte bir kalkıp ortalama 1 saatte Roma Termini’ye varıyor. Bilet almak için; http://www.terravision.eu/

Konforlu bir yolculuk veya otelin önüne kadar gitmek isteyenler ise kesinlikle taksiyi tercih etmeliler. Havaalanında bekleyen beyaz renkli taksiler 48 Euro’ya Roma merkeze kadar götürüyorlar (sabit ücret). Binmeden önce fiyatı mutlaka teyit etmenizi öneririm.

Eğer 3 kişi ve üzerindeyseniz de, tren yerine taksi kullanmak daha mantıklı gibi duruyor. Bu sayede gideceğiniz yerin önünde inecek ve Roma Termini’den sonra, elinizde valizinizle tekrardan otobüse binmek veya yürümek zorunda kalmamış olacaksınız.

Not: Havaalanından şehir merkezine giden birkaç tren ve otobüs alternatifi daha var fakat gerek kalmayacağını düşündüğüm için yazmıyorum.


D. ROMA’DA NEREDE KALINIR?

roma-otel-relais-orsa-birgezgininnotlariRoma geziniz boyunca zamanınızın % 90’ını Roma merkezde (old town) harcayacağınızdan, kalacağınız yerin de buralarda olmasını öneririm.  Özellikle Roma Termini’ye (merkezdeki tren istasyonu) yakın bir yerlerde kalırsanız hem görülmesi gereken tüm yerlere yürüme mesafesinde olursunuz hem de havaalanı-Roma arasındaki ulaşımınızı daha rahat bir şekilde sağlarsınız.

Biz Navona Meydanı’na ve Castel Sant’Angelo’ya (Melekler Kalesi) çok yakın bir konumda olan Hotel Relais Orso’da kaldık. 17. yüzyıldan kalma bir konaktan dönüştürülmüş olan otel 500 yıllık mermer kapıları, meşe ağacından zemin kaplamaları ve kırmızı tuğlalı odaları ile tam bir tasarım harikasıydı. Hem konum hem de hizmet açısından çok beğendim, bütçesi uygun olanlara tavsiye ediyorum.

Bütçesi düşük olanlar için ise hostelleri öneririm. Gecelik 25-30 Euro’ya merkezde, otoparklı ve tertemiz hosteller bulunuyor.

Not: Hotel Relais Orso’nun oda ücreti kışın uygundu fakat bahar aylarında geceliği 150 euro civarında seyrettiğinden aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Daha uygun fiyatlı bir otel arayanlar Booking üzerinden detaylı bir araştırma yapabilirler çünkü Roma’da her bütçeye uygun otel ve hostel bulunmakta.


E. ROMA’DAN NE ALINIR?

Roma, gezi amacının haricinde sadece alışveriş amaçlı gelen turistlerin bol olduğu ve dünya moda sektörüne yön veren en önemli şehirlerden biri.

?????????????????????????????

Sokak pazarları, alışveriş merkezleri ve mağazalarıyla tam bir kıyafet cenneti. Tabi parası olanlar için 🙂

Gucci, Armani, Dolce & Gabbana, Prada, Dior, Bvlgari gibi ünlü markaların kıyafetleri alınabilir. Özellikle Via Condotti Caddesi bu tür mağazaların sağlı sollu bulunduğu en önemli cadde.

Çanta, ayakkabı, şal, cüzdan, kemer gibi ürünlerin orjinallerinin alınabileceği gibi taklitleri de alınabilir. Roma taklit ürün konusunda oldukça ileri.

Seramik el sanatı ürünleri, Vatikan dolaylarından dini süs eşyaları, çeşitli mücevherler, güneş gözlükleri, hediyelik eşyalar, shot bardakları vs. alınabilir.

Yiyecek ve içecek olarak ise dünyaca ünlü İtalyan kahveleri, Toscana şarapları, makarna, porçini mantarı, peynir, İtalyan çikolatası, sızma zeytinyağı ve balzamik Roma’dan alınabilecek ürünler olarak dikkatimi çekti.


F. ROMA’DA NE YENİR, NE İÇİLİR?

Roma yiyecek ve içecek bakımından oldukça zengin bir mutfağa sahip olup damak tadı olarak ise ülkemize çok yakındır.

Bu şehirde özellikle pizza, makarna, parmesan peyniri, Roma dondurması, tiramisu, antipasti, espresso ve çeşit çeşit İtalyan şaraplarını denemenizi öneririm.

li-rioni-pizza-napoli

Roma’da birçok mekanda değişik tadlar deneme şansım oldu. Hepsi de birbirinden güzeldi.

Aşağıda bu mekanlardan beğendiğim 4 tanesini sizler için açıkladım. Umarım beğenirsiniz.

• Il Vero AlfredoIMG_7571

Fettucini makarnasını hepimiz biliriz. İşte bu makarnaya ismini veren ve tüm dünyada tanınmasını sağlayan tarihi mekan burası.

Roma Termini’ye çok yakın bir konumda olan dünyaca ünlü bu restoran, Alfredo’nun torunları tarafından hizmet vermektedir.

İçeri girer girmez Maradona, Slyvestre Stallone, Kennedy, George Bush ve daha adını sayamayacağım birçok ünlü ismin, bu restoranda Alfredo’nun elinden makarna yerken çekilmiş fotoğraflarını göreceksiniz.

Fiyat olarak biraz pahalı olsa da bence her kuruşuna değen bir hizmet veriliyor.

Spesiyal makarnası olan “La Vere Maestosissime Fettucini all ‘Alfredo” 19 Euro’ya servis ediliyor. Menünün en pahalı makarnası olmasına rağmen müşterilerin büyük kısmı bu makarnayı yemek için geliyor ve en da çok bu sipariş ediliyor. Diğer makarnalar ise ortalama 10-12 Euro civarı.

Şaraplar ortalama 18-20 Euro , yarım şişe şaraplar ise 9-10 Euro civarına servis ediliyor. Daha uygun fiyata farklı bir şarap denemek isteyenler ise ev yapımı olanı deneyebilirler.

• Alembic Cafe

Trasterevere bölgesinde bulunan “Alembic Cafe” adeta bir antikacı dükkanını andıran tasarımı, iyi niyetli çalışanları ve zengin içecek menüsü ile sizlere gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim harika bir cafe.

Ağırlıklı olarak içecek üzerine hizmet verse de menüsünde birbirinden lezzetli atıştırmalıklar da bulunuyor. Eğer Trastevere’de ayaküstü soluklanıp bir şeyler içmek ya da atıştırmak isterseniz “Alembic Cafe” tam size göre.

• Venchi Chocolate Gelato (Venchi Dondurma ve Çikolata)

Burası 1878 yılından beri hizmet veren ve dünyanın birçok yerinde şubesi bulunan Venchi Dondurmaları’nın ilk şubesi.

Önünde her daim uzun bir kuyruk bulunuyor fakat dükkanın önünden bir kere geçer ya da vitrininden bakarsanız, mutlaka o sıraya girip, krema kıvamındaki dondurmasından ya da çikolatalı kreplerinden alırsınız.

• Antico Caffe Greco

İspanyol Merdivenleri’nden inince, hemen karşıdaki sokakta bulunan Antico Caffe Greco, daha çok tatlı ve kahve kombinasyonları üzerine hizmet veren 250 yıllık bir cafe.

IMG_7739

Foursquare yorumlarında en yüksek puana sahip olması nedeniyle uğrayıp gerçekten de bu kadar puanı hak ediyor mu diye bir test etmek istedik ve sonuç olarak ise neden daha önce buraya gelmediğimiz için kendimize kızarak mekandan ayrıldık.

Özellikle, Roma’da tiramisu yemek için yer araştıranlara tavsiye ederim.


G. ROMA TUR MALİYETİ

Uçak Bileti

(2 kişi gidiş-geliş)

  210 Euro
Şehir içi ulaşım ücretleri

(2 kişi toplam)

(Roma Pass)

   72 Euro
Konaklama masrafları

(3 gece toplam)

  240 Euro
Günlük masraflar

(3 gün toplam)

  320 Euro
2 KİŞİ TOPLAM   842 Euro

 

H. ROMA’DA GEZİLECEK YERLER

Roma, kısa tatiller için tercih edilebilecek ideal bir şehir, fakat her köşe başında bir tarihi eser, bina, meydan, park gibi görülmeye değer yerlere sahip olması nedeniyle gezilecek yerler listesini yaparken epey bir zorlandım.

Bu nedenle de 2-3 günlük kısa bir Roma turu yapmak isteyenler için görmeden gelinmemesi gereken yerleri kendime göre sıralamaya çalıştım. Umarım faydalı olabilmişimdir.

• Kolezyum (Colloseum)

M.S. 72-M.S.80 yılları arasında yapılmış olan 55.000 kişi kapasiteli Kolezyum (Colosseum) Amfitiyatrosu, 188 metre uzunluğu ve 155 metre genişliği ile Roma’nın en önemli simge binalarından biridir.

DCIM100GOPROGOPR1233.

Spartacus ve muadili dizi ve filmleri izleyenlerin de hemen hatırlayacakları Kolezyum, Roma İmparatorluğu döneminde gladyatörlerin kah birbirleriyle, kah aslan, kaplan, ayı gibi vahşi hayvanlarla dövüştürüldüğü, zaman zaman da idamlaların yapılıp tiyatroların sergilendiği bir halk arenasıymış.

Günümüzde ise depremlerden zarar görmesine rağmen birtakım restorasyonlarla ayakta kalmayı başarabilmiş olup Roma’nın en çok turist çeken yapısıdır.

Özellikle gün batımı zamanında çok güzel bir görünüme sahiptir. Denk getirebilirseniz bol bol fotoğraf çekebilirsiniz.

Ayrıca, etrafında bulunan çok sayıda sokak sanatçısını izleyerek güzel zaman geçirebilir ve önünde bekleyen at arabaları ile küçük bir tur atabilirsiniz.

• İspanyol Merdivenleri

1725 yılında Francesco de Sanctus tarafından açılan İspanyol Merdivenleri, adını hemen önündeki İspanyol Büyükelçiliği’nden almaktadır.

Yukarısında Trinita dei Monti Kilisesi, aşağısında ise Spagna Meydanı ve Gucci, Prada, Valentino gibi dünyaca ünlü markaların mağazalarının bulunduğu Roma’nın en önemli alışveriş caddesi olan Via Condotti Caddesi bulunur.

??????????

İspanyol Merdivenleri, insanların oturup uzun süre sohbet ettiği, etrafı seyrettiği, sokak çalgıcılarını dinlediği ve bol bol fotoğraf çektiği bir yer.

Biz her ne kadar şarabımızı yanımıza alıp gitsek de görevliler tarafından bu basamaklarda herhangi bir içeceğin içilmesinin yasak olduğu konusunda uyarıldık. Hevesimiz kursağımızda kaldı ve şarabımızı da bir evsize hediye ettik. Bu nedenle, yanınızda herhangi bir içecekle bu merdivenlerde oturma hevesindeyseniz vazgeçin ve derim 🙂

• Roma Forumu

Roma Forumu; Antik Roma Dönemi’nde ticaret, ibadet, adalet gibi işlerin yönetildiği ve içerisinde birçok arkeolojik yapı (tapınak, bazilika, kemer, sütun) bulunduran o dönem ki şehrin merkezidir.

IMG_7623

Özellikle arkeolojik yapılara merakı olanların ve Roma tarihine tanıklık etmek isteyenlerin mutlaka görmeleri gereken bir yer.

• Vatikan

Roma şehrinin en önemli özelliği içinde ülke barındırıyor olmasıdır. Yani Roma’da gezilecek yerler listemizde bulunan Vatikan, aslında 0.44km2 yüzölçümü ve yaklaşık 1000 kadar nüfusu ile tamamen bağımsız bir ülkedir.

vatikan harita

Hristiyanlık dininin Katolik mezhebinin yönetim merkezidir, Tanrı-Kent statüsündedir ve aynı zamanda Papa’nın resmi ikametgahıdır.

Dünyanın en küçük ülkesi olmasına rağmen Aziz Petrus Bazilikası, Aziz Petrus Meydanı, Vatikan Müzeleri, Sistine Şapeli, Antik Roma Mozaikleri, ünlü tabloları, heykelleri ve resimleri ile mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

Özellikle Vatikan Müzeleri’ndeki 54. ve son galeri olan Sistine Şapeli, duvar ve tavan freskleri ile Vatikan’ın en büyüleyici bölümüdür. Tavanında Michelangelo’nun en ünlü eserlerinden olan Adem’in Yaratılışı tablosu bulunmaktadır. Kafanızı kaldırdığınızda tavanın tam orta yerinde göreceksiniz. 

sistine-birgezgininnotlari-roma

Vatikan’ı dilerseniz kendiniz, dilerseniz de rehber eşliğinde gezebilirsiniz. Fakat burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta sabah erken gelmeniz. Bence en geç saat 9.00’da burada olmaya özen gösterin aksi halde saatlerce sıra beklersiniz. Roma Pass’i olanlar ayrı bir girişten girdiğinden en fazla 10-15 dakikada içeri girebilirler. Gezmek için ise minimum yarım gün ayırın derim. 

Not-1: Vatikan’da gezerken 19-30 yaş arası, boyu 1.75’den kısa olmayan, özel kıyafetli ve yakışıklı askerler dikkatinizi çekecektir. Bunlar 1500’lü yılların en iyileri olan ve o günlerden beri Vatikan’ı koruyan İsviçreli Muhafızlar. Yaklaşık 100 kişilik bu ekip dünyanın en saygın ordularından biri.

 

• Aşk Çeşmesi (Fontana Di Trevi)

İtalyancası “La Fontana di Trevi”, Türkçesi ise “Üçyol Çeşmesi” olan fakat halk arasında “Aşk Çeşmesi” olarak  bilinen bu tarihi çeşme Roma’nın en turistik yerlerinden biridir.

Her gün on binlerce turist tarafından ziyaret edilir. Ziyaretçilerin amacı sadece yapıyı görüp önünde resim çektirmek değil çeşmenin önündeki havuza para atarak dilek dilemektir.

DCIM100GOPROGOPR1221.

Bu arada bilmeyenler için Aşk Çeşmesi’nin önünde nasıl dilek dileneceğini kısaca anlatayım. Önce çeşmeye arkanızı dönecek ve akabinde sağ elinizle sol omzunuzun üstünden havuza bozuk para atarken dileğinizi dileyeceksiniz.

Ayrıca bir rivayete göre de, havuza para atan kişi bir gün mutlaka Roma’ya geri dönermiş.

Çeşmenin ortasında Neptunus heykeli (Yunan mitolojisinde denizler, depremler ve atlar tanrısı), solunda Ceres heykeli (anne sevgisinin ve büyüyen bitkilerin tanrısı) ve sağında ise Salus heykeli (sağlık tanrıçası) vardır.

• Pantheon Tapınağı

Burası İmparator Hadrianus tarafından M.S. 118-125 yılları arasında inşa ettirilmiştir.

“Pantheon” kelime anlamı olarak da tüm tanrılar anlamına gelmektedir. Adından da anlaşılacağı üzere Antik Roma’nın tüm tanrıları için inşa edilmiş olan bir tapınaktır. Fakat günümüzde Rafaello, Kral Umberdo ve Kraliçe Maria gibi Roma tarihinin önemli isimlerinin mezarı olarak bilinir.

roma-birgezgininnotlari-phanteon

İçerisinde birçok heykel, tablo ve tarihi eser bulunan çok iyi korunmuş bir yapıdır. Giriş ücretsizdir. Yüksek kubbesi hemen dikkatinizi çekecektir. Çapı 43 metre olan bu kubbe, Roma’nın en eski betonarme kubbesidir. O dönemki inşaat teknolojisine göre nasıl yapıldığı konusu hala daha tartışılmaktadır.

Tapınağın tepesinde ise büyük bir delik bulunur. Bununla ilgili 2 hikaye anlatılmaktadır. Birincisi, şeytanların bu delikten çıkarak gökyüzüne yükselip yok olduklarıdır. İkincisi ise, o dönemde tanrıların gökyüzünde oturduklarına inanıldığından tepedeki delik sayesinde tanrılarla daha iyi iletişim kurulması amacıyla yapıldığıdır.

Pantheon Tapınağı’nın önünde hareketli bir meydan ve bir çeşme bulunur. Burada da hoşça vakit geçirebilirsiniz.

• Santa Maria Maggiore Bazilikası

Roma’nın en büyük 4 bazilikasından biridir. Yapılış hikayesi hayli ilginçtir. Meryem Ana, dönemin papasının rüyasına girer ve ona yeni bir kilise inşa etmesini, inşa edileceği yeri de ertesi gün kar yağışı ile işaret edeceğini söyler. Yaz ayı olmasına rağmen Esquiline Tepesi’ne kar yağar ve işaret gelmiş olur. Papa da kiliseyi bu tepeye inşa ettirir.

santa-maria-maggiore-birgezgininnotlari

İç dekorasyonu oldukça etkileyici ve gösterişlidir. Giriş ücretsizdir. Üzerindeki çan kulesi ise Roma’nın en büyük çan kulesidir.

• Navona Meydanı

Roma’nın en büyük olmasa da en meşhur meydanı burasıdır.

Azize Agnes Kilisesi’nin önünde bulunan ve Roma’daki eserlerin yaklaşık %70’inin sahibi olan ünlü mimar, ressam ve heykeltraş Bernini’nin en ünlü yapıtı olan Dört Irmak Çeşmesi’ne ev sahipliği yapar. (1651)

roma-birgezgininnotlari-3

“Melekler ve Şeytanlar” kitabında Robert Langdon’un, kaçırılan son kardinali kurtarmak için Haşhaşin ile boğuştuğu bu çeşme, eski dünyanın dört büyük nehrini övermiş. Nil, Ganj, Tuna ve Rio Plata.

Bernini, doğanın dört mistik öğesi olan toprak, ateş, su ve havayı birer eserinin teması olarak kullanmış. Dört Irmak Çeşmesi ise bu mistik öğelerden suyu temsil etmekteymiş.

Ayrıca, Navona Meydanı’nda bulunan cafeler, erken biten Roma gecelerinin en son kapanan mekanlarındandır.  Gecenin ilerleyen saatlerinde bu bölgede açık cafe arayanlara tavsiye ederim. (Gece dediğim saat 22-23 civarı)

• Campo De Fiori Meydanı

Gündüzleri halk pazarı kurulan, geceleri ise ağırlıklı olarak gençlerin eğlenmeye ve bir şeyler yiyip içmeye geldikleri cıvıl cıvıl bir meydan.

campo-de-fiori-birgezgininnotlari

Campo De Fiori, çiçek tarlası anlamına gelmekte olup adını etrafındaki çiçek satıcılarından almaktaymış. Ortasında ise İtalya’nın kahramanlarından olan Giordano Bruno’nun heykeli bulunur.

Roma sokaklarında dolaşırken ister istemez defalarca görecek ve içinden geçeceksiniz. Seveceğinizden eminim.

• Popolo Meydanı

Popolo Meydanı, özel günlerde kutlamaların, konserlerin ve gösterilerin yapıldığı Roma’nın en büyük meydanıdır.

Etrafında bir çok cafe-restoran ve tam ortasında ise bir dikilitaş bulunur. Ayrıca, Roma tarihinde çok önemli bir yeri olan Santa Maria in Montesanto ve Santa Maria dei Miracoli kiliselerine de ev sahipliği yapar.

roma-birgezgininnotlari-9

İspanyol Merdivenleri, Aşk Çeşmesi, Pantheon Tapınağı ve Navona Meydanı’na çok yakın bir konumda olduğundan tüm bu yerleri Popolo Meydanı’ndan başlayarak gezebilirsiniz ya da yaklaşık 5 dakikalık bir yürüyüşten sonra “Roma’da Ne Yenir?” kısmında anlattığım “Il Vero Alfredo” adlı restoranda güzel bir makarna yiyebilirsiniz.

• Barberini Meydanı

Barberini Meydanı, Roma’nın diğer meydanları kadar hareketli olmasa da Bernini tarafından tasarlanan Tritone Çeşmesi ve Barberini Sarayı’nın bulunduğu meydandır.

Tritone Çeşmesi’nde, papalık tacını çevreleyen dört adet yunus ve bunların üzerinde Poseidon’un oğlu Triton’un belden aşağısı balık, belden yukarısı insan şeklinde heykeli bulunur.

roma-birgezgininnotlari-16

Barberini Sarayı’nın içerisinde ise çok güzel tavan işlemeleri ve Ulusal Antik Sanat Galerisi adında Roma’nın en büyük müzelerinden biri vardır. İlgisi olanlar için görülmesi gereken yerlerdendir.

• Castel Sant’ Angelo (Kutsal Melek Kalesi)

M.S. 139 yılında Kral Hadrianus’a ithafen yapılmış olan Roma’nın en görkemli tarihi yapılarından biridir.

Tepesine bir melek indiği ve bu nedenle buraya Melekler Kalesi dendiği rivayeti meşhurdur.

Vatikan ile arasında gizli bir geçiş (Vatikan Koridoru) bulunan Castel Sant Angelo, orta çağ döneminde papaları tehlikelerden korumak ve gizli geçitten kaçmalarını sağlamak için o dönemki papaların ikametgahı olarak kullanılırmış.

roma-birgezgininnotlari-melekler-kalesi-cstel-angelo

Daha sonra Roma Devletinin esirlerini tuttuğu ve onları işkenceyle öldürdüğü bir yer olarak kullanılmış ve birçok hüzünlü hikayeye şahitlik etmiştir.

Kalenin gelmiş geçmiş en önemli esirleri arasında Cem Sultan bulunmaktadır. 1400’lü yılların sonlarında buraya getirilerek 5 yıla yakın bir süre hapsedilmiş ve dönemin Papa’sı tarafından zehirlenerek öldürülmüştür.

Önünde bulunan ve kale ile aynı adı taşıyan köprü fotoğrafçıların Roma’daki en popüler yerlerinden biridir.  Köprünün kenarlarında ise Bernini’nin yaptığı melek heykelleri bulunur. Hepsinin ayrı bir hikayesi vardır.

• Vittorio Emanuele 2 Abidesi

Venedik Meydanı ve Capitoline tepesinde bulunan, 135mt. x 75mt. ebatlarındaki ünlü abideyi Roma’nın hemen hemen her yerinden görebilirsiniz.

roma-birgezgininnotlari-1

Biz içine girmedik fakat öğrendiğim kadarıyla savaş tarihi ile ilgili fotoğraf ve belgelerin sergilendiği Central Museum of the Risorgimento adında bir müzeye de ev sahipliği yapıyormuş. Merakı olanlar gezebilirler. Ayrıca küçük bir ücret karşılığında binanın içerisindeki asansörle terasa çıkarak Roma manzarası seyredilebiliyormuş.

Not: Vittorio Emanuele 2, İtalya Krallığı’nın ilk kralıymış. Ama neden Vittorio Emanuela 1 değil de 2 onu bilemiyorum 🙂

• Villa Borghese

18 hektarlık bir alan üzerine kurulu olan Villa Borghese Parkı, Roma’nın en büyük ve en popüler parkıdır.

İspanyol Merdivenleri’nin en tepesinden yaklaşık 300 metre yürüme mesafesindedir.

roma-birgezgininnotlari-villa-bogese

Şehrin en ünlü sanat galerilerinden biri olan Galleria Borghese’ye ev sahipliği yapar.

İçerisinde birçok oyun ve spor alanı, bisiklet yolu, çeşme, gölet ve heykel bulunan bu güzel parka mutlaka uğrayıp en azından küçük bir yürüyüş yapmanızı öneririm.

• Trastevere Bölgesi

Tüm sokaklarında yan yana sıralanmış cafeler, restoranlar, canlı müzik yapan barlar bulunan, gerek Romalıların gerekse de turistlerin akşamları takıldığı ve hoşça vakit geçirdiği bölge.

birgezgininnotlari-trastavere-roma

Gündüzleri gideceğiniz yer değişebilir fakat akşam saat 6’dan sonra en güzel zaman geçireceğiniz yer burasıdır.

Trastevere’de 3 gece geçirdik ve birçok mekana gitme fırsatımız oldu. Alembic Cafe adlı mekanı “Roma’da Ne Yenir?” bölümünde açıklamıştım. Bu mekana ilave olarak, Ombro Rosse adındaki cafeye uğrayıp hafif atıştırmalıklar ve müzik eşliğinde vakit geçirmenizi tavsiye ederim.

Okuduğunuz için teşekkür ederim… Sosyal medyadan takip etmek isteyenler;

Facebook: Bir Gezginin Notları

Instagram: birgezgininnotlari

Youtube: Bir Gezginin Notlari

Yorumlar
Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,