İstanbul’da Ölmeden Önce Yapılması Gereken 99 Şey

Avrupa’nın En Güzel 10 Eğlence Parkı
17 Kasım 2016
Dünyanın En İlginç Festivalleri
17 Kasım 2016

Dünyanın en büyük medeniyetlerine ev sahipliği yapmış, “Tüm yollar İstanbul’a çıkar” sözünü tarihe kazımış, uzunca bir dönem gerçekte de ‘dünyanın merkezi’ olmuş İstanbul’da görülecek çok fazla yer, yapılacak fazla pozitif şey var. İstanbul’u keşfetmek böylece bir kaç güne, birkaç haftaya veya avuç içi sığdırılabilecek gibi yok. Kaldırdığınız her taşın altından, vurduğunuz her kazmadan başka bir tarihin, diğer bir hikayenin gün yüzüne çıktığı İstanbul için turist rehberleri, gezilecek yer listeleri boldur. Çoğunlukla birbirine benzer bu listeler, İstanbul’u ziyarete gelmiş turistlerin, kısa zaman içerisinde görmeleri muhtemel ve elzem yerleri listeler. Bu liste ise daha fazla İstanbul’da yaşayanların ya da uzun süreli ziyaretçilerin şehri kendisi yapan detayları keşfetmesini amaçlıyor. Bizden önce buradan kimler geçti, neler bıraktılar, hangi hikayelerle buradan ayrıldılar sorusunun iddiasız bir yanıtı gibi. veya yanıtlarının ufak fakat isabetli bir parçası. Birbirine taban tabana zıt uygarlıkların kale bellediği ve defalarca yücelttiği bu kent bugün hayatta kalma savaşı veriyor olsa da hala ayakta. Onu tanımak, onunla yaşayanların İstanbul’a bir borcu sahiden. İstanbul çağırmak; bazen mimozaların seyri bazen ise tarihi kalıntıların keşfi. Gelin onu beraberce keşfedelim…

 

1. Haliç surları, Kara Surları ve Marmara Surları’nı keşfedin. Sur diplerinden yürüyün.

1204’de Latinlerin, 1453’de Türkler’in şehre girdikleri lokasyonlarda birazcık nefeslenin. Haliç surlarının tek yaşamış kapısı, adı zamanla Cibali’ye dönmüş olan Cebe Ali’nin eğri kapısının hikayesini öğrenin.

2. İstanbul’un 7 tepesini öğrenin. Üzerindeki anıtsal yapıları gezin.

Aslında 7 yığın üstüne kurulan İstanbul değil Roma’dır. Büyük Konstantin 330 yılında Roma İmparatorluğu’nun başkentini Roma’dan İstanbul’a taşırken bir çok kurum ve inşa gibi 7 yığın efsanesini de buraya uyarlamış, Haliç’in kenarındaki yükseltiler yığın duyuru edilmiştir. Bu tepeler şunlardır:

1.Sultanahmet bölgesi

2. Nuruosmaniye-Çemberlitaş bölgesi

3. Süleymaniye-Beyazıt bölgesi

4. Fatih Camii’nin olduğu bölge

5. Yavuz Selim Camin’in olduğu bölge

6. Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii’nin olduğu bölge

7. Kocamustafapaşa bölgesi

 
3. Mimar Sinan’ın izini sürün. Süleymaniye’deki Türbesi’nin sırrına erin. Minik camilerinin güzelliğini keşfedin

Türbenin üstten görünüşü morden çağda mimarlığın sembolü olan pergel şeklindedir. Merchior Lorics’in panoramasında da Mimar Sinan’a ait olduğu tahmin edilen portrede sarığın üzerinde belli belirsiz bir pergel seçilebilmektedir.

 
4. Süleymaniye’nin eteklerinde gizli Rüstempaşa Camii’nin güzelliklerini görün.

Burası 2003 yılnda Avrupa’daki en güzel cami seçilmiştir. Mimar Sinan’ın en oranlı ve iç tezyinatı en güzel camisi burasıdır. Küçük ölçeğine karşın iddialıdır, içerideki çinileri eşsizdir.

 
5. İstanbul’un çatısına Aydos Tepesi’ne çıkın.

Bizanslılar’ın yapı ettiği Aydos Kalesi’ni ziyaret edin.

 
6. İstanbul’un çatısından bodrumuna inin. Yeraltındaki İstanbul’u keşfedin. Binbirdirek ve Yerebatan Sarnıçlarını gezin.

Dan Brown’un Cehennem romanının bir kısmı İstanbul’da geçiyor. En önemli mekan ise Yerebatan Sarnıcı. Kitabın sonlarında epey detaylı bir biçimde tanımlama edilen Gorgon (Medusa) Başı’nı görebilirsiniz.

Yeraltındaki İstanbul’un bununla sınırlı olmadığını bilin. Bir halı mağazasının altında kocaman bir dünya bulabilirsiniz. Sultanahmet Nakilbent Sokak’ta bulunan Nakkaş Halı mağazasının altında yeryüzünün en eski sanat galerisi var. 5.yy olarak tarihlenen bu sarnıça girmek için izin almanıza lüzum değil.

Oldukça yeni keşfedilen bir sarnıç ve tünel de Nuruosmaniye Camii’nin altından çıktı. Caminin restorasyonu esnasında farkedilen bu sarnıçtan 420 kamyon çamur çıkarıldı.12 oda ve 19 bölmeden oluşan sarnıç bununla birlikte caminin temelini oluşturuyor. Bu sarnıç içinde yer alan kuyu Eminönü’ne değin uzanan 1 drenaj sistemine sahip.

 
7. Ulema semtini keşfedin.

Vefa-Süleymaniye-Küçük Pazar yakında büyük bir dönüşüm geçirecek. Artık son demleri olan bu semtleri mutlaka ziyaret edin.

 
8. İstanbul’un en eski sivil mimari örneğini Galata Banker Sokak’ta keşfedin.

1314’de kurulan Galata Meclis Binası, kuleden evvel yapı edilmiştir. Avrupa’daki en eski meclis binalarından biridir.

 
9. Adalar’da mimoza seyranına çıkın.

İlkbahar bunun için ideal vakitlerdir.

 
10. Adalar’a dek gitmişken Heybeliada Terk-i Dünya Kilisesi’ni ziyaret edin.

İstanbul Ortodoks Kiliseleri aralarında belki de en gözden ırak olanı Heybeliada Terk-i Dünya Kilisesi’dir. Burası bir çeşitlilik inziva kilisesidir. Özellikle bahar başlangıcında yürüyüş ve ziyaret için bir gaye ve rotadır. Mimoza zamanı gidilmesi öğüt edilir.

 
11. Hisarları gezin. Rumeli Hisarı’nı gezerken Nedim Gürsel’in Boğazkesen’ini okuyun. Çandarlı Halil Kulesi’ni ziyaret edin.

Has Hisarlı Abdülhak Şinasi Hisar’ı da ihmalkârlık etmeyin.

 
12. İstanbul’un “tat”larını keşfedin. Kıyıda köşede güzel yerler hala var.

Hacı Bekir’i herkes bilir ama 1865’den beri Tahtakale’de tarihi akideci Altan Bonbon vardır. Beyoğlu Balık Pazarı’ndaki Üç Yıldız. Reçeli, şekeri ve lokumuyla 1926’dan beri benzer yerdedir. Yeniden Tahtakale’de yuvarlak kelle şekerleriyle Ünlü Emanet Şekercisi senelerdir benzer yerde hizmet verir. Kiloyla yok, sadece taneyle almak gereken Ünlü Bebek Badem Ezmesi 1904’te açılmıştır. Badem ezmesi deyince Cemilzade’nin de hakkını yememek gerekir. 1883’den beri hizmetteler. Kiloyla değil, yine taneyle alabilirsiniz. Kadıköy’deki Cafer Erol da ayrı bir ekoldür. 1807 den beri 215 yıldır bu işi yapmaktadırlar. Tekrar Kadıköy’deki Baylan, Adisababa ve Kup Griyye ile meşhurdur. İstanbul Levantenlerinin bize hediyesidir, onu da anmadan dinmek olmaz.

 
13. Hisarlar aralarında boğaz motoruna binin. Bebek, Arnavutköy, Anadoluhisarı, Kandilli arasında asude bir seyahat yapın.

 
14. Boğazda erguvan zamanı nisan-mayıs aylarıdır. Dilenci vapuruna atlayıp mora kesmiş boğaz güzelliklerini seyredin.

Kanlıca sırtlarında Mihrabad Korusu bunun en güzel yerlerindendir. Erguvan renginin Bizans imparatorları için neden önemli olduğunu öğrenin.

 
15. 23 Nisan’da Büyükada Avuç Içi Yorgi tepesine tırmanan binlerce müslüman yoksa ortodoksa katılın. Adak adayın, istek tutun.

Sahilden tepeye dek çıplak ayakla yürümek ve renkli iplikler sürüklemek esastır.

 
16. Değil olmadan Kuzey Ormanları’nda pedal basın. İlerde yokluğunu çok hissedeceğiz.

 
17. İzlemediyseniz “Ah güzel İstanbul”u izleyin, izlediyseniz ara ara her tarafta izleyin.

 
18. Fenerbahçe Burnu’nda baharı karşılayın. Erguvanlar, çınarlar, abide serviler, delice zeytinler daima orada.

Burası her dem ressamlara ilham olmuştur.

“Dün Fenerbahçe’de gördüm
İri bir zümrüt içindeydi bahar” -Yahya Kemal

 
19. Mutlaka sahafları gezin, kitap müzayedelerini izleyin. İstanbul’u okuyun.

 
20. Palamutu lüferden, toriği kofanadan ayırmayı öğrenin. İstanbul demek balık demektir.

 
21. Ayasofya 1.Mahmut Kütüphanesi’nin şaheser kapı kolunu görün. “Ya Fettah”

 
22. Aşiyan’a gidin. Fikret’in evini ve tümce şairlerin kabirlerini ziyaret edin. Şiirlerini hatırlayın.

Tezer Veciz, Turgut Uyar, Orhan Veli Kanık, Cihat Arman, Özdemir Asaf, Attila İlhan, Münir Nurettin Selçuk, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal Beyatlı’yı ziyaret edebilirsiniz.

 
23. Bu şehirde başka dinleri, diğer ibadethaneleri ve onların garip hikayelerini merak edin, araştırın.

Hz.Muhammedin eli ile koruma aşağı tutulan Balat’taki Tur-i Sina Kilisesi’ni ziyaret edin, hikayesini öğrenin.

 
24. Mutlaka bir kez mehtap seyrine çıkın. Bu yüzyıllardır süren kadim bir gelenektir. Temmuz-Ağustos-Eylül’ün 13-14. gününü kaçırmayın.

Hiç çocuğu olmayan ve her daim ay ışığı seyrine meydana çıkan Sultan 1. Mahmut “İki şeye doyamadım, bir evlada, iki mehtaba” der…

Mehtap bizim mimari geleneğimize bile yansımış, cihannüma ya da mehtabiye denilen kuleler, köşklere eklenmiştir.

Yazın Şehir Halkı Hatları cumartesi akşamları Moda’dan Anadolu Kavağı’na değin ay ışığı seferleri yapıyor.

 
25. Kariye’yi gezin. Benzersiz mozaiklerden birinde yer alan talihsiz Maria Palailogos’un hikayesini öğrenin.

 
26. Bağlantılı olarak Fener’de bulunan ve Maria Palailogos’un yaptırdığı Kanlı Kilise’yi ziyaret edin.

İstanbul’un fethinden daha sonra kubbeli kiliselerin tamamı camiye çevrilmiştir. Bir tek istisna Fener’in sırtlarında yer alan Moğolların Meryemi veya Kanlı Kilise’dir.

 
27. İstanbul’un gürültüsüz sokaklarını (kaldıysa) keşfedin. Bir kılavuz, edebiyatçı gözüyle yazılmış olan şu kitaptan faydalanabilirsiniz.

 
28. Galata Kulesi’ne çıkın. Yüzlerce yıldır gözcülerin gözetlediği tarihi limana ve Tarihi Yarımada’ya diğer taraftan siz bakın.

Bir de tabii Hezarfen Ahmet Çelebi’yi düşünün.

 
29. Haziran ayında korularda ıhlamurlar çiçek acar. Acı acı ıhlamur kokusu sehre yayılır. Koruları bol bol gezin.

Bilhassa Hidiv Korusu gidip görülecek hoş bir yerdir. Ihlamur ağaçları muhteşemdir.

 
30. Bizans’ın Bastille’i Anemas Zindanları’nı gezin. Burası aynı zamanda Türk sinemasının değişmeyen setlerindendir.
31. Mutlaka Piyer Loti’ye çıkın. Çıkarken teleferik, inerken yayalara ait olarak inmek iyi bir zihin olabilir.

Bağlantılı olarak Çemberlitaş’ta Loti’nin kaldığı evi ve Necmettin Okyay’ın kitabesini görün.

 
32. Süleymaniye’de bir bayram sabahı şu manzarayı terastan seyredin ve güneşin selamını alın. Yahya Kemal’le beraber…

 
33. Üç dinin buluştuğu Kuzguncuk’u keşfedin. Can babayı yad edin.

Sahilde meşrebe tarafından İsmet Baba’da rakı, yahut Çınaraltı’nda nehir için.

 
34. Muvakkithanelerin ve güneş saatlerinin izni sürün.

Elbette Tanpınar, şüphesiz Saatleri Akort Etme Enstitüsü’nü okuyun.

 
35. İtalya’da ve Almanya’da birer kopyası üretilmiş Minik Ayasofya’nın, ancak Ayasofya’dan 5 yaş büyüktür, hikayesini öğrenin.

İstanbul’da bir papaya gerekli ikametgah olan bir camidir burası. Semti, camiyi ve avluyu mutlaka görün. İstanbul’un kıyısında hoş bir semttir.

 
36. Hazırlanmış gitmişken Erol Taş Kahvesi ve Kadırga Havuzlu Kahvesi mahalle kahveleri içinde gidilesi yerlerdir, buralarda birer kahve için.

 
37. Heybeliada’da Hüseyin Rahmi Gürpınar evini ziyaret edin.

Gürpınar bu gamlı konakta 31 yılını nasıl geçirmiş merak edin. 1944’te savaşın en güç günlerinde bu konakta ihtiyar ve hasta bir adam olarak vefat etti. Kışları fazla üşüdüğü emin. Hiç evlenmemiş ve aralıksız yazı yazıp dantel örmüştür. Dantelleri hala müzede sergilenir.

 
38. Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedrettin’in mezarını ziyaret edin. Cağaloğlu’nda yatar. Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı’nı okuyarak tabii oysa.

Naaşı 2. Mahmut Türbesinin haziresindedir. Serez’de idam edilen Bedreddin’in naaşı 1961’de özel bir kararnameyle buraya defnedilmiştir. Çünkü burası devlet nekropolüdür ve kendisi idam edildiğinde Rumeli Kazaskeri ünvanını taşıyordu.

 
39. İstanbul’un yegane anglo-sakson kilisesi İngiliz Kırım Kilisesi’ni görün.

Galata Serdar-ı Ekrem Sokak’ta, Kırım Savaşı sırasında İngilizlerce inşa edilmiş, her şeyiyle bir İskoç-ingiliz kasaba kilisesini hatırlatan nev-i şahsına münhasır bir mekandır.

 
40. Kapalıçarşı’da kaybolun. Cevahir Bedesteni’ni, Zincirli Han’ı, İç Cebeci Han’ı gezin. İç Cebeci Han’ın avlusunda nehir için.

Şark Kahvesi’ni söylemeye lüzum var mı?

 
41. Kutsal bir fast-food olarak balık ekmek yiyin. Şehrin balıkla ve palamutla olan muhabbetinin sebeplerini öğrenin.

Palamut bu şehir halkı kuruldu kurulalı temel gıda maddesidir. Lahernai Bizans’ta palamut anlamına gelir. Şimdiki Ayvansaray semtinin eski adı Blahernai, adını buradaki palamut yataklarından alır. Burada öyle fazla balık ürermiş ama Konstantiniyye katiyen aç kalmazmış.

 
42. İstanbul’da yalnızca 3 büyükler rekabeti var sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bizans’ın 4 büyük takımı maviler, yeşiller, kırmızılar, beyazları bilin. Sultanahmet Mozaik Müzesi’nde sizi selamlıyorlar.

Bu dört ekip zamanla ikiye düştü. Gelenek Osmanlı’da da devam etti. Lahanacılar ve bamyacılar. Sultanlar bile taraftardı. Ara Sıra bu takımlar ayaklanmalara öncülük ettiler. Müze şu aralar restorasyonda ve kapalı olabilir ama mutlaka gezilmesi gereken bir mekan.

 

 

43. Ayasofya’da 1000 sene önce şehrimize gelmiş mümkün Viking savaşçısı Havldan’a merhaba diyin.

Bir tabiat adamı olarak Ayasofya’daki kasvetli dini ritüellerden bıkkın olmalı. Can sıkıntısından adını kazımış.

 
44. Viyana’da dökme demirden üretim edilip İstanbul’da montajı yapılan türünün tek örneği Stefan Sveti Kilisesi’ni görün

 
45. Galata Mevlevihanesi’ni gezin. Hamuşan’da yatan suskunlara selam edin.

Hün-ü Aşk’ı bilin. Ferahfeza Mevlevi Ayinini -fakat Tanpınar Huzur’da sık sık söz eder- dinleyin.

 
46. İstanbul’un en hoş pikniği bahar aylarında, fazla kalabalık olmadan Heybeliada Değirmenburnu’nda yapılır.

Deniz-orman-değirmen-Kaşıkadası, her şey önünüzdedir.

 
47. Göbek bağı Galata’da, kellesi Paris’te indirimli büyük bir Fransız şairinin izini, Bankalar Caddesi’nde sürün.

Bu büyük şair 1792’de kellesini giyotine uzattığında 32 yaşında ateşli bir jakobendi. Chenier’in kellesi kesildkten 70 sene daha sonra, 1860’larda doğduğu binaya 1 kat eklenerek Osmanlı Bankası’nın birincil binası buraya kuruldu. Sokağın adı da oradan gelir. 1890’larda Mimar Aleksanr Vallury kadar yapı edilen yeni binasına taşınırken, Vallury fazla sevdiği Andre Chenier’in anısına binanın cephesine bir yazıt yazdırmıştır. Kitabede Chenier’in 1760’da bu binada doğduğu yazan. Cheiner’in hayatını okuduktan daha sonra gidip kitabeyi de görebilirsiniz.

 
48. Bugün var olmasa da bizden önceki hemşehrilerimizin şehirde bıraktığı izleri sürün. Mesela Arcadius sütunu gibi.

Cerrahpaşa tarafında böyle bir anıtın varolduğunu bilin, en azından bakiyesi olan kaidesini görün. 1430 tarihli aşina en eski İstanbul haritasında Boundelmonti de Arcadius sütunu görünmektedir. Bugün Kocamustafapaşa’da evlerin arasına sıkışıp kalmış kaidenin dışarıya bir şey kalmamıştır.

 
49. Şehrin bal deposu olan Tahtakale Balkapanı Hanı ve altındaki binlerce yıllık bizans sarnıcını keşfedin.

Rivayete kadar buradan Ayasofya ’ya giden bir yol bile vardır.

 
50. Mercan yokuşu ve Tahtakale bölgesindeki Osmanlı hanlarını gezin. Büyük Valide Han, Büyük Yeni Han, ayrı ayrı güzeller…

Her hanın hikayesi ayrıdır. Gezerken bir yanlamasına tarihçelerini, hikayelerini araştırın.

 
51. Fener Rum Patrikhanesi’ne gidin. Daima açık olan kilise kısmında Hz.İsa’nın kırbaçlandığı söylenen sütunu görün.

İki artist göre 30 yılda tamamlandığı söylenen ikonastasion olağanüstüdür.

 
52. Kanlıca’da yoğurt yiyin ama önce Mihrabat Korusu’na çıkın. Boğazın en güzel yeridir. Hafta içi sabahları tavsiye olunur.

Küçük meydanda Mimar Sinan eseri sevimli bir cami var. İskenderpaşa Camii ve muvakkithanesini de görün.

 
53. Ayasofya’da Bizans stili malzemesi ve tekniğiyle üretilmiş yegane tuğrayı, sultan Abdülmecit tuğrasını görün.

Bu tuğra, Bizans mozaiklerinden dökülen tesseraların (mozaik parçaları) toplanıp, sultana hediye olarak Fossatiler kadar yapılmıştır.

 
54. Boğaziçi semtlerinin sakin sokaklarında ufak yürüyüşler yapın. Kanlıca, Anadoluhisarı, Rumelihisarı, Yeniköy, Salacak…

 
55. Ortodokslar için İstanbul’daki en tanrısal kiliselerden biri olan Ayvansaray Meryem Ana kilisesi’ni gezin.

Defalarca ziyarete açıktır. Müslüman, ortodoks cümbür cemaat ziyaret eder. Ayazmasında çok hoş bir demagoji yapılmştır. “Yalnız yüzünüzü yok, günahlarınızı da yıkayınız” ibaresi tersten okunduğunda da benzer anlayış gelir.

 
56. Fener’de Dimitri Kantemir evini gezin, Kantemiroğlu kimdir, öğrenin. Bugün müzik tarihimizdeki yerini bilin.

Bu köşkün bakiyesi hala ayaktadır ve Fener’de bir müze olarak yakınlarda ziyarete açıldı.

 
57. Balyanları bilin. Bu Ermeni mimar aile 4 kuşak baştan başa İstanbul’u imar etmiş, 19.yy mimarisine damgasını vurmuştur.

Camiler, saraylar, kasırlar, köşkler, yalılar, ulus binaları yapı etmiş sonradan unutulup gitmiş bir ailedir.

 
58. Haftaiçi bir sabahtan, çok erken saatte denize karşısında günü uyandırın. Moda olur, Büyükçekmece olur ayrım etmez.

 
59. Beyoğlu postacılar sokağını, ki sonunda Pera’nın en kuytu patikası vardır, gezin.

Sokağın sonunda aniden karşınıza Pera’nın en ferah meydanı çıkacak, şaşırmayın. Meydanda Marx’ın Napoleon Bonaparte’ın karikatürü olarak nitelediği 3. Napolyon’un yaptırdığı mahkeme binası vardır. Binanın haricen Louis (3. Napolyon), yargı ve kuvvet yazar.

 
60. Kıyıda köşede kalmış esnaf lokantalarını bilin.

İstanbul çoğu yemek alternatifini içinde barındıran bir şehir. İstanbul’un en güzel lokantalarından biri Asitane’dir. Kariye Müzesi’nin yanında hakiki bir vahadır. 16.yy Osmanlı mutfağından tutun 20.yy’a dek geniş bir menüsü vardır. Kariye’den aşağı kendinizi Balat’a dürüst salarsanız sahilde Köfteci Arvavut vardır. 1937’den beri aynı mekanda birkaç kuşaktır köftecilik yaparlar. Buradan dönüp Alibeyköy tarafına gittiğinizde çarşı içinde Güney Dürüm Evi, ciğer ve çöp şişte mucizeler yaratır. Hemencecik aleyhinde caminin arka tarafında İstanbul’un en güzel balkan tulumbasını tadabilirsiniz.

 
61. Kazıbilim Müzesi’ni mutlaka görün. Özellikle Bizans seksiyonu büyük kasaba tarihini öğrenmek isteyenleri bekliyor.

 
62. Türk İslam Eserleri müzesi, İbrahim Paşa Sarayı’nı görün. Müzedeki özgün koleksiyonu gezip terasta nehir için.

Manzara eşsizdir. O terastan yüzlerce yıl, Kanuni dahil o kadar çok sultan meydandaki şenlikleri, törenleri seyrettiler.

 
63. İstanbul’la ilgili neşe saçan okuma mekanları kütüphaneleridir. Gülhane Ahmet Hamdi Tanpınar Kütüphanesi nasihat edilir.

 
64. Kiliseden bozma camileri gezin. Bazıları az daha 1000 yaşında. Kalenderhane, Eski İmaret, Molla, Gürani ve diğerleri.

 
65. İki tepeyi birbirine bağlayan Valens Kemerleri etrafında bir yürüyüş yapın. Hemencecik dibindeki Kadınlar Pazarı’nı gezin.

Kadınlar Pazarı’nda büryan ve kemerin dibinde dere nasihat olunur.

 
66. Saraçhane’de İstanbul’un tek burma minareli camiini parkın içinde görün.

İstanbul’un Selçuki tarzda tek burmalı minareli camisi Şehzadebaşı Camii’ne sırtını dayamış, 1540 tarihli Burmalı Cami’dir. Şehzadebaşı Parkı’nın içindeki caminin çoğu unsurunun yakındaki Ayios Poliektos Kilisesi’nden devşirildiği düşünülür.

 
67. İstanbul’daki Polonyalıların izini sürün. Polonezköy’ü ve Dolapdere Adam Mickiewicz Müzesi’ni görün.

Mickiewicz Polonya’nın milli kahramanıdır. Sürgün olarak geldiği İstanbul Dolapdere’deki evi bugün müzedir. Polonezköy’de her sene haziran ayı ortalarında yapılan kiraz festivali de gidilesidir.

 
68. Büyükada Rum Yetimhanesi de görülmesi gereken yerlerden. Dünyada bir örneği daha değil.

50 yıldır boş olan binanın en büyük özelliği ise Avrupa ’nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük ahşap binası olması. İçeri giremezsiniz fakat etrafından bakmak bile hoş.

 
69. Yeniköyde Kavafis’in büyüdüğü sokaklarda gezin. Bazıları 50 yıldır aynı. Boğazın denize düşey inen sokakları güzeldir.

Sahilde Emek Cafe’de Kavafis’in dizelerini dinleyip çay içmek de hoş olabilir.

 
70. Topkapı Sarayı’nda işret ve keyif için yapı edilmiş köşkleri görün. Bağdat ve Revan Köşkleri güzeldir.

Anında yan İftariye Köşk’ü de bambaşka bir güzelliktedir.

 
71. En hoş günbatımı Salacak’tan izlenir. Günü buradan batırın. Kız Kulesi de bonus olur.

 
72. Suyun büyük kasaba yaşamındaki yerini daha kavramak için su yapılarını, çeşmeleri, sebilleri, şadırvanları bilin.

Bundan Böyle birçok amacını haricen kullanılıyor ve hatta bir kısmı büfe olmuş olsa da…

 
73. Bağlantılı olarak Ayasofya’da 1. Mahmud’un yaptırdığı şadırvan aslında eşsizdir. Mutlaka görün.

Demir şebekeleri dantel gibidir. Alemlerinde “Biz herşeyi sudan yarattık” ayeti yazan ki anıtın özeti gibidir.

 
74. Çanakkale Zaferi’nin sene dönümünde İstanbul Erkek Lisesi’nin önünden bir bakın, bir devre değil olmuştur.

Renkleri o yüzden sarı-siyah kaldı. 100 yıllık bir yastır bu galibiyet. Ülkenin okumuş kuşağı yok oldu gitti. Bu koridorlarda hala o gencecik fidanların sesi yankılanır. Duymasını bilene…

 
75. Burgazadası’da Kalpazankaya’ya yürüyün. Dönüşte Sait Faik’in evine bir uğrayın.

Sahilde Ergün Pastanesi’nin milföy tatlısıyla ruhunuzu uçurun.

 
76. Burgazadası’nın en büyük kilisesi Vaftizci Yahya (İoannes Prodromos) Kilisesi’ni görün. Fazla garip bir hikayesi vardır.

Adalar Bizans devrinde birer sürgün yeridir. 9.yy.da ikona taraftarı rahip Metodios dağıtılmış işkenceler gördükten sonradan 834’de burada sürülür ve 2 katille aynı mezar-hücreye konur. Toprak aşağı 2×2 metre boyutunda bir hücrede bütün 7 yıl elem doldurur. Bir balıkçının verdiği balıklarla hayatta kalır. 842 yılına gelindiğinde son ikona karşıtı İmparator Theofilos ölüp yerine karısı Theodora geçince Metodios affedilir ve hatta patrik duyuru edilir. Metodiosun elem doldurduğu hücreli bugün hala kilisenin altındadır. Metodios patrik olduktan daha sonra bu hücrenin üstüne Vaftizci Yahya namına bir kilise yaptırılmasını ister ve Rum balıkçı köyüne hediye eder.

 
77. Cihangir Camii sırtlarından tarihi yarımada en güzel yüzüyle sizi selamlar. Gidip seyredin.

 
78. İstanbul’un en güzel müzelerinden biri Sabancı Müzesi’dir. Değişmez koleksiyonu olağanüstüdür. Manzarası da ekstra güzeldir.

Buraya niçin Atlı Köşk dendiğini araştırın.

 
79. Emirgan’da dere içmek adettir. Büyüklerimizden böyle gördük.

Sait Faik, Özdemir Asaf, Sabahattin Eyüboğlu Emirgan’da…

Keza semtin tarihini de bilin. Emirgan semtine adını veren Revan (Erivan) Dikte’i Dikte Güne’dir. 4. Murat şehri savaşmadan teslim eden Emir’i yanında alıp İstanbul’a getirmiş ve bu semtte çok geniş araziler ihsan etmiştir.

 
80. İstanbul’la ilgili okumak isteyen herkese İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi tavsiye olunur.

Her kat ayrı bir devirdir.

 
81. Galatasaray’daki Aynalı (Avrupa) Pasajı’nı mutlaka görün. Azıcık yozlaşsa da hala Beyoğlu’nun mücevher kutusudur.

Bir fazla antikacı vardır. Bakımlı bir pasaj olduğundan duvarları aynalıdır. Üst kattaki karyatid heykeller fazla güzeldir.

 
82. Troçki’nin Büyükada’da kaldığı köşkü görün.

Burası bununla birlikte son bienalin de esas mekanlarından biriydi. Köşkün mimarı Dimadis’tir. Dimadis Fener Rum Okulu’nun da mimarıdır. Mimari benzerlik zaten kendini ele verir.

 
83. Gülhane Parkı’nda yürüyüş yapın. Burası eskiden hayvanat bahçesi ve konser alanıydı. Park içindeki Tanzimat Müzesi görülesidir.

Parkın içindeki Bizans devrine ait Aziz Pavlus Yetimhanesi kalıntıları ilginizi çekecektir. Parkın sonunda Gotlar sütunu muhakkak tarihlendirilemese bile en eski sütunlardan biri sayılır. Sütunun üstünde FORTUNAE REDUCI OB DEVICTUS GOTHOS (Gotların yenilgisi sebebi ile geri dönen Fortuna’ya) yazar. Büyük Constantin’e atfedilmiştir.

 
84. Şehrin ayakta olan ve olmayan sütunlarının izini sürün. Sadece görüneni değil, yok olanı da merak edin.
Fetih öncesi İstanbul’un günümüze ulaşan tek haritası Cristoforo Boundelmonti’ye aittir. Harita şehrin ana anıt yapılarını gösterir. Çoğu hala ayaktadır.

Sene 1422. En ilk önce umulan Ayasofya. Daha fazla Venedik San Marco Kilisesi’ni andırıyor. Boundelmonte’nin italyan olmasından kaynaklı. Onun yanına iki boyutlu ve dış konturlarla kesin hipodrom. Fetih öncesi yıkıntı olması ile alakalı olabilir. Ayasofya’nın derhal önündeki kolon ve üzerindeki heykel günümüze ulaşmayan Jüstinyanus sütunu ve heykelidir. Onun hemen yandaki sütun halen ayaktadır. Tek fark üzerindeki haç fetihten daha sonra kaldırılmıştır. Bildiğimiz Çemberlitaş. Kolon 11 Mayıs 330’da şehrin başkent olarak ilanıyla üzerinde Constantin heykeliyle açılmıştır. Devamındaki sütun ise büyük muhtemelen şimdiki Kıztaşı ya da Marcianus sütunudur. Malum ayaktadır. Sütunun üstünde olması gereken heykel bugün İtalya’da Barletta kasabasındadır. Son sütunun bugün sadece kaidesi kalmıştır. Arcadius sütunudur oysa içlerinde en görkemlisidir. Cerrahpaşa tarafındadır. Sur dibi Edirnekapı cenahında görünen büyük inşa şüphesiz Blahernai Saray yahut Tekfur Sarayı kompleksidir. Surların köşe yaptığı Ayvansaray’daki yapı ise Ayasofya’dan sonra en kutsal mekan olarak tanıdık Meryem Başlıca Kilisesi’dir.

 
85. Dünyanın başlangıç noktası Greenwich yok, Sultanahmet’ti. Dünyanın açılış noktasını Sultanahmet’te görün.

Sıfırıncı kilometre (million) anıtı yeryüzünün merkezi sayılırdı. Mesafeler buna tarafından ölçülürdü. Bütün yollar Roma’ya çıkar sözü, Constantinopolis Roma İmparatorluğu’nun başkenti olduktan sonradan bütün yollar Constantnopolis’e çıkar diye değişti.

Roma’da Collosium’un hemencecik yanına bulunan Millionarium Aerium sütunu dünyanın sıfırıncı kilometresi olarak kabul edilir ve mesafeler buradan hesaplanırdı. Başkent İstanbul’a taşınınca Hipodromun yanı başındaki Million Anıtı dünyanın merkezi kabul edldi. Doğuya ve batıya giden tüm mesafeler buradan nirengi alınarak ölçüldü. Anıt şehrin kurucusu Büyük Constantin tarafından inşa edildi. Bu anıtttan geriye Ayasofya’nın bütün aleyhinde yer alan bir mermer sütun kalmıştır.

 
86. Dünyanın en eski üniversitesini Sultanahmet’te görün.

Hepimizin malumu dünyanın en eski üniversitesi neresidir diye sorulduğunda aklımıza Oxford, Cambridge kazanç. Ancak dünyanın en eski üniversitesi bu İngiliz üniversitelerinden 300 yıl önce resmileşmiş olan Konstantinopolis Üniversitesi’dir. 856 yılında Büyük Saray ’ın kuzey doğusunda bulunan Magnarua Sarayı’nın çatısı altında eğitim faaliyetine başlayan bu kurum 1150 sene önce resmen resmileşmiş ve yalnızca temelleri ile de olsa bugün hala ayakta duran kainatın en eski üniversitesidir.

 
87. Ayasofya’nın inşasındaki az kalsın imkansız hikayeleri bilin. Bu mühendislik harikasını kimler yaratmış öğrenin.

Ayasofya’ya uzak baktığımızda hantal bir file benzer. Fakat ilk yapıldığında böyle değildi. Bu dış görünüş zamanla oldu. Temel sorun hatalı statik hesabı ve telaş yapılan inşaat faaliyetidir. 6.yy’da yalnızca 5 yılda her yerde heybetli bir yapı. Kiliseyi yaptıran Jüstinyanus ihtişamlı bir yapıyı çok kısa sürede bitirmeleri için mimarlar İsidoros ve Antemyus’a baskı yapar. Binanın hafifletilmesi şarttır. bu nedenle ta Rodos’tan özel bir balçık getirtilir. Bu çamurla tuğla imalatı yapılır. Tuğlalar ve derzleri tam kurumadan kubbe inşaatına geçilir. Kubbenin basıncı ile kuruyan tuğlalar zamanla binanın yanlardan açılmasına sebep olur. bu nedenle Kubbe her zaman çökmüş veya çatlamıştır.

 
88. ara sıra şehirde daraldığınızda onu bir tepeden izleyin. Ara Sıra aşkların en güzeli uzaktan sevmektir.

 
89. Mısır Çarşısı’nda dünyanın dört bir yanından gelen baharatların, çeşitli lokum ve şekerlemelerin peşine düşün.

Çarşı L biçimindedir. Bütün köşede bir balkon bulunur. Bu balkon çarşı emininin makamıdır. Burayı görün.

 
90. Moda’da adeta 115 yaşındaki Yeni Moda Eczanesi’ni görün. Vakit tünelinde bir gezi yapın.

Her şeyiyle hoş bir mekandır. 1902’den beri yerindedir. 3 padişah, 12 Cumhurbaşkanı görmüştür.

 
91. Bir tatlı huzur için Kalamış’ı görün. Cafelerin çok eskiden köşk olduğunu, oralarda ailelerin yaşadığını bilin.

2. Abdülhamitin terzisi olan Botter 1884 ’de 60 bin kuruşa Kalamış’ta bir arazi alıp içine 4 tane yazlık köşk yaptırır. Bunlardan sadece biri ayaktadır. Bugün lokanta olarak kullanılan bu köşkün bütün yapı malzemeleri İtalya ’dan getirtilmiştir. Ustaların tamamı da yabancıdır.

 
92. Sultanahmet’teki Dikilitaş’ın dünyada yalnızca bir kaç başkentte bulunduğunu bilin. Londra, Paris, Roma, İstanbul…

Bugün sultanahmet meydanında gördüğünüz Dikilitaş hakiki halinin %60’ı kadardır. Taşın %40’ı bugün gözükmemektedir. Bunun nedeni Karnak Tapınağı’ndan sökülerek gemiyle İstanbul’a getirilen taşın teknelerin taşıyamayacağı kadar büyük ve uzun olmasıydı. MÖ 15.yy’a ait bu abide Firavun 3. Tutmosis’e adanmış bir güneş saatidir. 357 yılında 2. Constantius Thedossius göre Yenikapı Limanı’na getirilmesine rağmen 40 sene limanda bekletilmiştir. Ama 390’da Thedosius devrinde Yenikapı’dan Sultanahmet’e binbir zorlukla getirilmiş ve bu meşakkatli meslek kaidede resmedilmiştir.

 
93. Her ne kadar ticari bir işletmeye dönüşse de Kız Kulesi’nin kıymetini bilin.

Vapurla önünden geçerseniz martılara simit atın.

 
94. Ara Güler’in, Attila İlhan’ın, Vedat Türkali’nin İstanbul’unu bilin, görün. İnsanın tükenmeyeceğine delalettirler.

“Ulan yeniden sen kazandın İstanbul
sen kazandın ben yenildim” A.İlhan

 
95. Yapabilirseniz mutlaka dilenci vapuruyla bir boğaz gezisi yapıp sahil her tarafında uzanmış yalıları görün.

Ama en özeli şüphesiz en eski ahşap yalı olan Anadoluhisarı’ndaki Amcazade Yalısı’dır. 317 yaşında olan bu yalı uzun süredir restorasyonda.

 
96. Soğukçeşme Sokağı’nı görün. Meydan açma hevesinin kurbanı bir mahallenin, Ayasofya Mahallesi’nin bakiyesidir.

 
97. Sultanahmet Meydanı’nın sonunda Nakilbent Sokağı’ndan aşağıya inip, Hipodrom’un heybetli istinad duvarlarını görün.

Bu duvarlar size Hipodromun görkemi konusunda zihin verecektir.

 
98. Boğazın çıkışındaki yalnız hisarlarını gezin. Rumeli Feneri Hisarları ve Anadolu Kavağı’nda Yoros hala ayakta.

 
99. Son olarak Karacaoğlan’a kulak verelim:

“Sual eylen bizden evvel gelene. Kim var imiş biz buralarda yoğ iken”

 

 

Not: Yazı, Twitter’daki Kültüristan hesabı tarafından yazılmış olup onedio.com tarafından yeniden düzenlenmiştir.

 

Yorumlar