Klasik Müziğin Başkenti – VİYANA

Avrupa’nın En Eski Köyü – HALLSTATT
24 Ekim 2016
Paris-FRANSA
9 Kasım 2016

KLASİK MÜZİĞİN BAŞKENTİ – VİYANA

Viyana Gezi Rehberi

 

viyana-devlet-operasi

Klasik müziğin ustası Wolfgang Amadeus MOZART’ın en popüler olduğu, besteleriyle ortalığı kasıp kavurduğu, Prag, Viyana, Münih İmparatorluk Saraylarında konserler verdiği zamanlar…

Bir gün etrafındakilere öğrencisi olan 10 yaşındaki bir çocuğu işaret ederek; “Bu çocuğa dikkat edin, çok yakında bütün dünya onu tanıyacak” der. Gerçekten de o çocuk, aradan çok fazla zaman geçmeden tüm dünyada tanınır ve klasik müziğin yeni duayeni olur.

Yıllar geçtikçe, bir yandan sanatını konuştururken diğer yandan da sağlık sorunlarıyla uğraşmaya başlar. 21 yıl boyunca duyma yetisi her geçen gün azalır ve gün gelir tamamen kaybeder. Kulakları sağır olmuşken hepimizin çok yakından bildiği, bilmeyenlerin de müziğini duyunca hemen hatırlayacağı o meşhur 9. Senfoni’yi besteler.

Bizler, duymayan bir insanın nasıl oluyor da böylesine muhteşem bir besteyi yaptığını düşüneduralım o, konuyu şu sözlerle özetlemiştir; “Tanrı müziğini insanların kulaklarına fısıldıyor, benimkine ise bağırıyor.”

Evet işte o küçük çocuk Ludwig Van BEETHOVEN’dir.

Mozart, Beethoven, Haydn gibi bir çok klasik müzik ustasını yetiştirmiş olan Avusturya, sanat konusunda dünyanın en önde gelen ülkelerindendir.

Viyana ise sarayları, operaları, müzeleri, barok, gotik, modern, postmodern binaları ve buram buram tarih kokan sokaklarıyla tam bir kültür mirası durumundadır.

İki buçuk günlük kısa Viyana gezimizde gözüme çarpan ve gitmek isteyenlere faydalı olabileceğini düşündüğüm detayları sizler için araştırdım ve yazmaya çalıştım.

Umarım faydalı olabilmişimdir.


A. Viyana Hakkında Bilgiler

İstanbul ile kardeş şehir olan Viyana, Avusturya’nın başkenti ve en büyük şehridir. Yaklaşık 415 km2 yüzölçüme sahiptir. Coğrafi konum olarak Orta Avrupa’da, Alp Dağları’nın alçaldığı bölgede ve Tuna Nehri’nin güneyinde bulunmaktadır.

Ortalama hava sıcaklığı İstanbul’a göre 3-5 derece daha düşüktür. Kışları genelde soğuk, kar yağışlı ve eksi derecede olur. Yazları ise ortalama sıcaklık 22-26 derece arasında gidip gelir.

Resmi dili Almanca olmasına rağmen ülkenin hemen hemen her yerinde azınlık dillerinde (Türkçe, Boşnakça, Hırvatça, Sırpça) yönlendirme tabelaları, tanıtım broşürleri vs. bulunmakta ve radyo yayınları yapılmaktadır.

İstanbul’dan uçak ile 2 – 2.5 saatte, araba ile de ortalama 15 saatte gidilebilmektedir.

B. Viyana’ya Ne Zaman Gidilir ?

Biz Ekim ayı sonunda gittik. Gündüzleri hafif serin, akşamları ise soğuk bir hava vardı.

Viyana, kışın soğuk, yazın da çok fazla turist ağırladığından dolayı kalabalık ve pahalı bir şehir. Bence gitmek için en uygun dönem bahar ayları. Özellikle sonbaharda tam bir renk cümbüşü yaşanıyor. Fotoğraf çekmeyi sevenler için ayrı bir güzel.

Tabii ki her mevsimin ayrı bir güzelliği ve herkesin de ayrı bir zevki var. Fakat bana göre “ Viyana’ya Ne Zaman Gidilir ? ” sorusunun cevabı tam olarak “Ekim ayı”dır.

C. Viyana’ya Nasıl Gidilir ?

Viyana’ya İstanbul’dan, Pegasus ve Thy’nin mevsimine göre değişmekle beraber günde ikişer kez seferi bulunmakta. Biz, seyahat programını en az 5-6 ay öncesinden yapmakta olduğumuzdan uçak biletlerimizi havayolu şirketlerinin kampanyalarını takip ederek çok ucuza getiriyoruz.

Blog yazılarımı yazarken, gezi maliyetini nasıl daha ucuza getirebileceğiniz hakkında araştırmalarımı sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Amacım, önceden planlanmış bir yurtdışı seyahatinin, yurtiçi seyahatlerinden daha ucuza geldiğini kanıtlayarak insanların önyargılarını kırmak ve yurtdışına daha çok seyahat etmelerini sağlamak.schonbrunn-sarayi-bahcesi-birgezgininnotlari

Yazımı yazdığım esnada, önceden bilet almanın avantajlarını göstermek açısından bilet fiyatları ile ilgili küçük bir araştırma yaptım.

Ucuz uçak bileti satan bir firmadan uçuş tarihinizden;

• 15 gün önce bilet aldığınızda …..750 TL
• 1 ay önce bilet aldığınızda ……… 580 TL
• 5 ay önce bilet aldığınızda ……….275 TL ödüyorsunuz. (1 kişi gidiş-dönüş)

Biz 5 ay öncesinden bilet alarak (%30 indirim kampanyasından) yaklaşık 380 TL gibi bir rakama 2 kişi gidiş-dönüş uçak biletlerimizi aldık. Eğer havayolu şirketlerinin kampanyalarını çok sıkı takip eder ve 5-6 ay öncesinden bilet alırsanız uçak biletini çok ucuza getirirsiniz.

İstanbul-Viyana arası öngörülen uçuş süresi 2.5 saat; fakat yolculuk 2 saat sürüyor.

Yaklaşık 2 saatlik yolculuktan sonra Viyana Flughafen Havaalanı’na iniyoruz.Burası son derece temiz, konforlu ve her yöne ulaşımın çok kolay sağlanabileceği bir aktarma noktası.

Kalacağımız otel Viyana şehir merkezinde olduğundan biz, merkeze 16 dakikada hiç durmadan giden CAT (City Airport Train) adındaki treni tercih ediyoruz. Diğer ulaşım araçları daha ucuz olmasına karşın zaman kaybınız çok olacağından CAT’i tercih etmenizi öneririm.

Biletinizi gidiş-dönüş birlikte alırsanız 1 kişi için toplam 19 euro. Gidiş ayrı, dönüş ayrı alırsanız ise 12 + 12 = 24 euro. Tren biletlerini havaalanının ve istasyonun her köşesinde bulunan biletmatiklerden nakit veya kredi kartı ile alabilirsiniz.

Tren saatleri, havaalanından merkeze gidiş için 06.39’dan 23.39’a kadar her saatin 9. ve 39. dakikasında, merkezden havaalanına dönüş için ise 05.36’dan 23.36’ya kadar her saatin 6. ve 36. dakikasında kalkış olarak ayarlanmış.

Bence biletlerinizi havaalanından gidiş-dönüş olarak 19 euroya alırsanız hem dönüş bileti kafanızdan çıkmış olur hem de adam başı 5 euro kara geçmiş olursunuz.

D. Viyana’dan Ne Alınır ?

mozart-cikolatasi-mozartkugel-birgezgininnotlari

Viyana tam bir moda kenti. Fiyatlar uygun değil; fakat parası olanlar için dünyanın en ünlü markalarının kreasyonlarını bulabileceğiniz bir yer.

Trachten isimli geleneksel kıyafetleri ise kendiniz ya da sevdikleriniz için güzel ve ilginç bir hediye olabilir.

Avusturya yapımı dünyaca ünlü porselen ürünler, özellikle gümüş takılar ve çeşitli tasarım harikası mücevherler alınabilir.

Yuvarlak formlu ve üzerinde Mozart’ın resmi olan Mozartkugel çikolataları Viyana’nın alınmazsa olmazlarından. Bu çikolatanın hala tek tek elle yapıldığı ve formülünün ise gizli olduğu söyleniyor.

Karntner Strase ve Rotenturmstrase caddelerinde birçok pasaj var. Zamanınız varsa gördüğünüze girin derim. Bu şehirdeki en özel ürünleri (kıyafet, takı, hediyelik eşya vs.) bu pasajların içerisinde bulabilirsiniz.

Ayrıca ilgilenenler için, aradıkları hemen hemen her marka viskiyi bulabileceklerini düşündüğüm Theehandlung Joh. Schönbichler adındaki mağazaya uğramalarını öneririm. Bence burası çok özel bir mağaza. Ünlü şinitzelci Figlmüller isimli restorandan (1. şube) çıkınca hemen karşınızda göreceksiniz.

Görüldüğü üzere yukarıda yazdıklarımın hepsi pahalı ürünler. Çikolatası bile diğer çikolataların neredeyse iki katı fiyatta. Paranız varsa size her yer Viyana.

Yoksa da shot bardağı, t-shirt, şapka gibi hatıra niteliğindeki şeylerden alabilirsiniz.

Viyana merkezde dolaşırken hediyelik eşya satan birçok dükkan gördüm. Bunlardan en beğendiğim 3 tanesini sırasıyla yazıyorum. Umarım beğenirsiniz.

1. Best of Austuria
2. Mostly Mozart
3. Arcadia


E. Viyana’da Ne Yenir ?

figlmuller-snitzel-birgezgininnotlari

Viyana’da yemek ve tatlı kültürü çok gelişmiş. Fakat, “Bu şehirde ne yenir?” sorusuna ilk akla gelen cevap kesinlikle şinitzel olur.

Tabağa sığmayacak  kadar büyük porsiyonu ve kırmızı yaban mersini reçeli sosuyla (lingonberry) mutlaka denenmelidir. Orijinali domuz şinitzel olmasına rağmen yemeyenler için tavuk, hindi ve dana şinitzel de bulunur. Türkiye’de yediklerinizle kesinlikle kıyaslamayın çünkü Viyana şinitzel her yönden çok farklı. Aşağıda detaylı olarak açıklayacağım; fakat “Figlmüller” adındaki restoran, birçok otorite tarafından dünyadaki en iyi şinitzeli yiyebileceğiniz yer olarak kabul edilmektedir.

Şinitzel haricinde daha önce hiç görmediğim elmalı tatlı, cheesecake ve dondurma çeşitleri mutlaka denenmelidir. Tatlıları o kadar hafif ki sanki hiç şeker kullanılmamış gibi. Deneyin hak vereceksiniz.

Ayrıca “sachertorte” adlı tatlısı çok meşhur fakat ben beğenmedim.

Bunların haricinde ızgara et çeşitleri, kahve ve şarap da tavsiye ederim.

Viyana’da görüp beğendiğim yeme içme mekanları ise şunlar;

1. Figlmüller Restaurant
2. Cafe Mozart
3. Cafe Central
4. Cafe Sacher
5. Cafe Bar Bloom
6. Zanoni & Zanoni

Not: “ Viyana’da Nereye Gidilir ? “ bölümünde bu mekanların hepsi ile ilgili açıklayıcı bilgiler paylaştım.

F. Viyana’da Nerede Kalınır ?

Viyana merkezde “Karntner Strasse” adında, şehrin en önemli alışveriş ve yaya caddesi olan bir hat var. Zamanınızın büyük bir kısmını, her yöne ulaşımın çok kolay olduğu bu caddede geçireceğinizden, kalacağınız yerin de buraya yakın bir yer olmasını tavsiye ederim.

Biz Karntner Caddesi üzerindeki Austuria Trend Hotel Europa’da kaldık. Gayet geniş odalı, temiz ve konforlu bir oteldi. Otele biraz fazla para ödesek de (kahvaltı dahil gecelik 120 euro) ulaşım ücretlerinden kara geçtik. Nerede takılırsak takılalım hem gideceğimiz yere çok kolay ulaştık hem de otele yürüyerek döndük.

Cadde üzerinde birçok otel var. Fiyatlar çok değişken. İyi araştırma yapmak ve önceden bilet almak konaklama ücretini ciddi şekilde düşürecektir.

Örneğin tam yan binamızda Ambassador adında buraların çok meşhur bir oteli vardı. 2 ay öncesinden (Cumartesi) odayı kiralarsanız 175 euro, 1 hafta öncesinden kiralarsanız ise 340 euro. Konum olarak kaldığımız otelle yan yana. Sanırım, binası ve iç konsepti biraz daha lüks olduğundan dolayı arada neredeyse iki kat fiyat farkı var.

karntner-caddesi

Eminim ki iyi bir araştırma ile çok daha ucuza, daha kaliteli yerlerde kalınabilir. Özet olarak ben otel ismi olarak değil de kalacak bölge olarak yardımcı olabileceğimi düşünüyorum.

Karntner Caddesi çevresinde bütçenize uygun herhangi bir otelde kalabilirsiniz. Burada kalmak ulaşım masraflarınızı bir miktar düşürecektir. Biraz daha ara sokaklara girerseniz çok daha uyguna kalacak yer bulabilirsiniz. Bütçesi yüksek olanlar için otel seçeneği ne kadar bolsa bütçesi düşük olanlar için de öyle.

Gözüme çarpan güzel binalı ve merkezi konumdaki oteller ise şunlar;

• Hotel Vienna……………………………………..420 TL
• The Levante Parlıament…………………….334 TL
• Hotel Vienna Plaza…………………………….490 TL
• City Pension Stephansplatz……………….333 TL
• Vienna Best Location Apartments……..318 TL
• Herat of Vienna Studio………………………212 TL
• Starlight Suites Hotel Salzgries…………..251 TL

Not: Fiyatları 2 ay sonrası Cumartesi gecesi için araştırdım. Diğer günler için fiyatlar daha da aşağı iniyor. Ayrıca mevsimlere göre de fiyatlar değişecektir. Yazın artacağından şüpheniz olmasın.


G. Tur Maliyeti

Yazımın başında da belirttiğim gibi uçak biletlerimizi 5-6 ay öncesinden aldığımız için çok ucuza, oteli ise gitmemizden 15 gün önce aldığımız için pahalıya getirdik. Bunun sebebi ise gidip gitmeyeceğimizin 15 gün kala netleşmesi. Bu şekilde yaktığımız biletlerimiz de yok değil.

Eğer düzenli bir yaşam tarzınız varsa ve önceden program yapabiliyorsanız tüm rezervasyonlarınızı erken yapma şansınız olur.Bu şekilde nereye giderseniz gidin ortalama maliyetlerin çok altına düşersiniz. Bu konuda merak ettiğiniz her türlü soruyu çekinmeden sorabilirsiniz.

Bizim Viyana seyahatimizin maliyeti ise şöyle oluştu;

Uçak bileti 2 kişi gidiş-dönüş    380 TL
 Toplam otel masrafı (2 gece- Austuria Trend Otel Europa)    800 TL
Toplam harcama (2 kişi-2.5 gün)    950 TL
Toplam ulaşım masrafları    300 TL
TOPLAM 2430 TL

Not: Yukarıdaki maliyetin içerisinde ulaşım masrafları biraz pahalı görünebilir; fakat biz havaalanı-merkez gidiş dönüş için toplam 36 euro verdik. Ayrıca toplam 50 euroya “City Sightseeing” turu satın aldık ve bu sayede gezilecek her yere, ring şeklinde çalışan bu otobüslerle gittik, başka hiçbir ulaşım aracına para vermedik.


H. Viyana’da Nereye Gidilir ?

• Belvedere Sarayı

Karşılıklı iki binadan oluşan, ortasında harika peyzaj düzenlemesi yapılmış ve devasa bir bahçesi olan bu muhteşem saray, barok mimarisine çok iyi bir örnektir. Yapımına 1668 yılında başlanmış ve 1745 yılında tamamlanmıştır.

Viyana’da ilk görülmesi gereken yerlerden. İki bina da tarihi tablolara ev sahipliği yapıyor ve müze olarak kullanılıyor.

Bu sarayın en önemli özelliklerinden birisi de 1955 yılında 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avusturya’nın bağımsızlığını elde ettiği anlaşmanın burada imzalanmış olmasıdır. Bu nedenle Avusturyalılar için ayrı bir yeri vardır.

belvedere-sarayi-birgezgininnotlari

 

 Schönbrunn Sarayı

Schönbrunn kelime anlamı olarak güzel çeşme demekmiş. 1569 yılında Roma İmparatoru 2. Maximillian sarayın bulunduğu yerde dolaşırken bir çeşme görüyor, suyundan içiyor ve çok beğendiği için buraya “Schönbrunn” yani güzel çeşme adını veriyor.

Avusturya kraliyet ailesinin yazlık saray olarak kullandığı bu 200 odalı muhteşem saray, Avrupa’nın en güzel sarayı olarak gösterilmektedir. 1997 yılında Unesco tarafından koruma altına alınmış.

Saray bahçesini çok beğendim, burada resmen bütün renkleri aynı anda görebileceğinz tam bir renk cümbüşü yaşanıyor. Parkları, çeşmeleri, heykelleri ve peyzaj düzenlemesi ise bir başka güzel.

Bahçesinde bir de hayvanat bahçesi bulunuyor. Biz gitmedik fakat iklim uygun olmamasına rağmen içerisinde panda ve koala gibi her hayvanat bahçesinde görülemeyecek hayvanların yaşadığını okumuştum.

schonbrunn-sarayi-birgezgininnotlari

 

• Kunsthistorisches Museum & Naturhistorisches Museum
      (Sanat Tarihi Müzesi)      &      (Doğa Tarihi Müzesi)

Müzeler bölgesinde bulunan Viyana Sanat Tarihi Müzesi ve Doğa Tarihi Müzesi karşılıklı 2 binadan oluşuyor. İki bina da birbirinin aynısı ya da çok benziyor. Ortalarında ise Heroes Square (Kahramanlar Meydanı) bulunuyor.

Sanat Tarihi Müzesi, 1891 yılında açılmış. Dünyada çok önemli bir yer tutuyormuş ve sadece 2007 yılında 619.318 kişi tarafından ziyaret edilmiş.

İçerisinde dekoratif ve güzel sanatlarla alakalı birçok önemli eser barındırıyor. Kısacası Avusturya’nın tüm sanat koleksiyonunu bir arada bulabileceğiniz bir yer. Sanat tarihi merakı olanlar için kaçırılmaması gerekir.

Doğa Tarihi Müzesi ise içerisinde dinozor fosilleri, meteor koleksiyonu, dondurulmuş hayvanlar vs. olmak üzere toplamda 30 milyon parçanın sergilendiği bir müze.

Ayrıca burada ilk insanların gerçeğe yakın yapılmış heykellerini görünce, atalarımızın neye benzediği ile ilgili bir fikre sahip olacaksınız.

• Karntner Strasse (Karntner Caddesi)

Viyana’nın tam merkezinde bulunan ve her yere çok yakın olan bu caddeyi, bizim Taksim-İstiklal Caddesi’ne çok benzettim. Karntner Caddesi’nden defalarca geçeceksiniz.  Etrafında birçok cafe, restoran, mağaza, hediyelik eşya dükkanı, eğlence mekanı, pasaj vs. bulunuyor. Görülmesi gereken yerlerden Viyana Opera Binası ve Aziz Stephan Katedrali burada bulunuyor. Kaldığımız otel de bu cadde üzerindeydi. Araç kullanımına kapalı olduğundan sadece yayaların kullanabildiği bu cadde Viyana’nın en önemli caddesi.

karntner-caddesi-birgezgininnotlari

 

• Aziz (Saint) Stephan Katedrali

Viyana’nın simge binalarından biri olan Aziz Stephan Katedrali, 1147 yılında inşa edilmiş olup, Gotik ve Roma mimarisinin en önemli örneklerindendir. Hem dini hem de mimari açıdan çok önemli bir yapı.

Karntner Caddesi üzerindeki bu katedralin önünden birçok kere geçeceksiniz. Şehrin başpiskoposunun ikamet ettiği bu binaya mutlaka girin, iyice gezin ve asansörle cüzi bir ücret karşılığında yukarıya çıkıp manzarayı seyredin derim.

Burası ile ilgili ilginç bir de hikaye var. Katedralin tepesinde bir gözcü varmış. Görevi sadece etrafı izlemek ve Türkler’in saldırıya geçip geçmediğini bildirmekmiş. Türkler saldırıya geçtiği anda çanı çalıyor ve herkesi hazır duruma geçiriyormuş. Devlet, 1534 yılından 1956 yılına kadar bu pozisyonda bir memur çalıştırmış. 1956 yılında ise artık Türklerin saldırı tehlikesi kalmadığına kanaat getirip bu görevdeki memuriyeti kaldırmışlar.

st-stephan-kilisesi-birgezgininnotlari

 

 Viyana Opera Binası

viyana-devlet-operasi-sahne-birgezgininnotlari

Yazımın başında da belirttiğim gibi Viyana, gerçekten de klasik müziğin başkenti olabilir. Viyana Opera Binası ise dünya operasına yön veren, her sanatçının hayallerini süsleyen bir mabet gibidir. Futbolcular için Nou Camp Stadı neyse klasik müzik sanatçıları için de bu bina aynı anlamı ifade etmektedir.

Bu arada yaptığım benzetmeden operayla ilgili olmadığımı anlamışsınızdır herhalde.

Bu bina bana göre Aziz Stephan Katedrali ile birlikte Viyana’nın en tanınmış ve simge yapılarından biri. Gece ışıklandırması harika. Biz Karntner Caddesi’nde turlarken burayı gördük ve bakmaktan gözümüzü alamadık. Bir bina ancak bu kadar güzel tasarlanabilir, süslenebilir ve yerine yakışabilir diyebilirim.

Eğer operadan anlıyorsanız öncelikli hedefiniz bilet bulabilmek ve burada opera izleyebilen şanslı kesime girmek olmalıdır. Eğer benim gibi operadan anlamıyor ve tahammül edemiyorsanız bizler için de iki seçenek var. Birincisi rehber eşliğinde binayı gezmek, diğeri ise operanın ikinci yarısına 3 euroya (1 kişi) bilet alarak şöyle bir ortamın havasını koklamak. Ayakta izlenecek kısmın biletleri, ara verildiği andaki 20 dakikalık sürede satıldığından, önceden sıraya girip biraz beklemeniz gerekiyor.

İçerisi smokinli kalantor amcalar ve tuvaletli first lady’lerle dolu olduğundan kıyafetinize çok dikkat ediyorlar. İşin şakası bir yana, tabii ki operada klasik kıyafet giyme zorunluluğu olduğu için insanlar öyle giyiniyorlar. Spor kıyafetle giriş yok. Eğer hafif spor bir kıyafetiniz varsa en tepedeki bölümde, ayakta ve asillerin arasına karışmadan gösteriyi izleyebilirsiniz.

Viyana Devlet Operası’nda bilet bulmak istiyorsanız işi şansa bırakmayın ve Viyana’da olacağınız tarih için öncesinden internetten biletlerinizi alın derim. Bilet fiyatları sahneye yakınlığına göre değişmekle beraber ortalama 50 euro civarı.

• Hundertwasserhaus Evi

hundertwasserhaus-birgezgininnotlari

Viyana’ya geldiğinizde şekere benzeyen, rengarenk ve masallardan çıkmış gibi bir bina görürsünüz. Unesco tarafından koruma altına alınan bu bina, Mimar Joseph Krawina tarafından planlanmış olup Friedensreich Hundertwasser tarafından ise tam bir sanat eserine dönüştürülmüştür.

Sanatçı Friedensreich Hundertwasser, teraslarında ve pencerelerinde yetiştirdiği ağaçları “ağaç kiracılar” olarak tanımlarmış. Tam bir yeşil tutkunuymuş. 1980’de ise bir mahallenin sakinlerine mektup yazmış ve yapılarda ağaç kullanmanın avantajlarını anlatmış.

Binanın çok güzel ve farklı bir tasarımı var. Baktıkça resmen içimiz açıldı. Fakat binaya ciddi bir tadilat gerekiyor. Sanırım Viyana Belediyesi’nin bu konuda çalışmaları devam etmekteymiş.

Viyana’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden.

 Viyana merkezde at arabası turu

Aziz Stephan Kilisesi’nin hemen yanında at arabalarının sıralanmış halde beklediğini göreceksiniz. Bunlardan biriyle anlaşıp bütçenize göre belirleyeceğiniz bir süre boyunca Viyana turu atabilirsiniz. Biz denemedik ama Viyana gezimiz boyunca at arabasıyla gezen birçok insan gördük, hepsi de çok eğleniyor görünüyorlardı.

• Sightseeing (Hop on – Hop off)

Ülkemizde ya da gittiğiniz turistik şehirlerde mutlaka görmüşünüzdür. Hop on – hop off adı verilen bu otobüslerle gitmek istediğiniz yere çok daha kolay ve en kısa şekilde ulaşabilirsiniz.

Viyana’da 50’den fazla gezilecek yer var. Tümünü gezecek zamanınız var mı, ya da gezmek ister misiniz bilemem fakat görmek istediğiniz yerlere taksiyle gitmeye çalışmak aşırı pahalı gelebilir. Otobüs ve metro ise tam bir zaman kaybı.

Sightseeing biletleri Viyana Opera Binası’nın önünde satılıyor ve kişi başı günlük 25 euro civarı. Bileti alıyorsunuz ve tüm gün boyunca her 10-15 dakikada bir ring şeklinde dolaşan otobüslerle şehrin tüm görülmesi gereken yerlerine ulaşımı sağlıyorsunuz. Üstelik de istediğiniz durakta inip istediğiniz durakta binebiliyorsunuz.

Size gezilecek tüm yerlerin olduğu listeyi veriyorlar. Siz gitmek istediklerinizi belirleyip bu otobüslerle gidiyorsunuz. Ayrıca otobüslerde size verilen kulaklıkları takıp Türkçe dahil birçok dilde yapılan anlatımları da dinleyebiliyorsunuz.

Bence biraz fazla turistik olmasına rağmen en kısa sürede ve ucuza, en fazla yeri görebileceğiniz tek yol Sightseeing.

• Stadtpark

Viyana merkezde yeşillikler içerisinde kocaman bir alan göreceksiniz. İşte burası Stadtpark yani şehir parkı.

Londra’da ki Hyde Park örnek alınarak yapılmış. İçerisinde ise Anton Bruckner, Johann Strauss II, Franz Schubert, Franz Lehár, Robert Stolz, Hans Makart’ın heykelleri bulunuyor.

Park, tüm Viyana halkının ve turistlerin buluşma noktası gibi. İnsanların rahatça spor yapabildiği, dinlenebildiği ve sohbet edebildiği yemyeşil bir alan.

Eğer Viyana’da yürüyerek dolaşacaksanız bu parkı birçok kere görecek ve içerisinden geçeceksiniz. Biz defalarca geçtik ve ben her geçişimde bizde neden böyle güzel parklar yapılmıyor diye iç geçirmekten kendimi alamadım.

• Naschmarkt

Viyana’nın eski tahıl ambarı olan, şimdinin bu popüler pazar yerinde lokanta, cafe, kasap, manav, peynirci, zeytinci gibi birçok farklı dükkan bir arada hizmet vermektedir. Buraya sabit pazar demek bence daha doğru olur.

Tam 400 yıldır burada bir şeyler satılıyormuş. Yani burası Viyana’nın en eski, dolayısıyla en popüler ve en bilinen pazar yeri durumunda. Eğer bir şey arıyor da bulamıyorsanız bence burada kesinlikle bulursunuz.

İçerisinde çok güzel, farklı tasarımları olan cafeler de mevcut.

Biz Rafael’s Vinothek adındaki şarap evine oturduk. Fıçıların masa olarak kullanıldığı ve değişik içkilerin bulunduğu ayaküstü takılmalık bu mekanı çok beğendim. Fiyatları gayet uygun.

viyana-naschmarkt-birgezgininnotlari

 

• Hofburg Sarayı

Avusturya-Macaristan Kraliyet Ailesi’nin kışlık saray olarak kullandığı Hofburg Sarayı, 1654 yılında yapılmış olup, yazlık olarak kullanılan Schönbrunn Sarayı’nın alternatifi durumundaymış.

İçerisinde 4.659.852 adet tarihi eserin yanısıra Nationalbibliothek adında bir ulusal kütüphaneye de ev sahipliği yapıyor.

hofsburg-sarayi-birgezgininnotlari

• Viyana Belediye Binası

Şu sıralar tadilat çalışmalarının yapıldığı Viyana şehir merkezindeki bu bina Neo-Gotik mimari yapılardandır.  Yapımına 1872 yılında başlanmış olup 1883 yılında tamamlanmıştır. Mimarı ise Friedrich von Schmidt’dir.

• Graban Caddesi

Karntner Caddesi’nin bittiği yerde başlayan Graben Caddesi de son derece merkezi bir konumda ve etrafında bir sürü cafe-restoran, mağaza, hediyelik eşya dükkanı ve eğlence yerlerinin sıralandığı çok hareketli bir yaya caddesi.

Gidip beğendiğim ve aşağıda anlattığım ayaküstü tatlı-kahve yapılabilecek Cafe L’europa’da bu cadde üzerinde bulunuyor. Eğer zamanınız var ise cadde üzerindeki tüm pasajlara girip gezmenizi tavsiye ederim.

• Museum of Crime (Suç Müzesi)

Burası Avusturya’nın gelmiş geçmiş tüm kriminal suçlarının sergilendiği bir müze. Biz zaman bulamadık fakat çok ilginç bir müze olduğunu duydum.

Örneğin, bir teğmenin yükselmek için üst rütbesindeki askerleri nasıl zehirlediği ve bunun nasıl açığa çıkarıldığı anlatılıyor. Merak edenler için söyleyeyim 29 yıl ceza almış. İşte bu tarz komplo olaylarının bolca anlatıldığı bir müze. Zamanı ve ilgisi olanlar gidebilirler.

• Khlenberg

Viyana’da şehir manzarası seyretmek istiyorsanız Khlenberg adındaki bu tepeye çıkmalısınız. Bir tarafta Tuna Nehri diğer tarafta ise Viyana şehri. Burada ayrıca çok güzel fotoğraflar da çekebilirsiniz.

Tarih bilgisi biraz iyi olanlar için bu manzarayı seyretmek daha bir anlamlı olmalı. Zamanında burada Osmanlılar ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu arasında çok zorlu savaşlar yapılmış. Tam bu tepenin altında birçok savaş stratejisi, ihanetler ve mücadeleler yaşanmış. Konuyu bilenler için olayı yerinde değerlendirmek ayrı bir heyecanlı olmalı.

• Volkstheater

Saray Tiyatrosu’na alternatif olarak inşa edilmiş bir halk tiyatrosu. Yapımı 1889 yılında tamamlanmıştır. Çok heybetli bir mimari yapısı bulunan Mimar Ferdinand Felller’in bu eseri ilk açıldığında 1900 kişilik olmasına rağmen gördüğü restorasyonlar sonucunda biraz küçülmüş ve 1148 kişilik bir salon haline getirilmiş. İçeride sergilenen oyunlar daha çok Alman kültürü ile ilgiliymiş.

• Albertino Müzesi

Albertino Müzesi eğer gerçekten grafik eser koleksiyonlarına meraklı iseniz gezilmesi gereken bir müze. Aksi halde zaman kaybından başka bir şey olmaz. Fakat anlayan için ise bulunmaz Hint kumaşı niteliğinde. İçerisinde 65.000’den fazla ağaç baskı, taş baskı ve çizimin olduğu, dünyanın en geniş koleksiyonlarından biri.

• Augusburg Parkı

Viyana merkeze çok yakın bir konumda olan bu yemyeşil park dinlenme, yürüyüş ve spor alanları ile doludur. Viyana’nın halka açık olan ilk parkı. İçerisinde ise Augarten isimli bir Porselen fabrikası ve Augarten Sarayı bulunur.

Burada eskiden domuz nüfusu fazla olduğundan kraliyet ailesinin av sarayıymış. Zamanınız kalırsa gidilmeli.

• Figlmüller Restaurant

figlmuller-birgezgininnotlari

Meşhur Viyana şinitzelini hepiniz duymuşsunuzdur. İşte bu şinitzeli sadece Viyana’da değil, belki de dünyada yiyebileceğiniz en meşhur yer Figlmüller Restaurant’dır. Son döneme kadar sadece tek şubesi varken kısa süre önce 2. şubeyi açmışlar. İlk şubesi, Aziz Stephan Katedrali’ne çok yakın bir yerde bulunuyor (2 sokak yanında içeriye doğru).

Yer bulmak çok zor. Önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Biz yer ayırtmadan bir şansımızı deneyelim dedik, şansımız yaver gitti ve tam kapıdan girdiğimiz sırada 2 kişilik bir masa kalktı. “Oturabilir miyiz ?” dedik. Kısa bir düşünmeden sonra diğer rezervasyonun 1 saat sonra olduğunu ve 1 saatte yiyip kalkacaksak masayı bize vereceklerini söylediler. Viyana’daki en mutlu anımdı. Yaklaşık 25.000 adımdan sonra o kadar acıkmıştım ki bana resmen can oldu, kan oldu  Hayatımda yediğim en iyi şinitzeldi.

Gitmeden önce bazı yorumlarda eti fazla kuruttuklarını, artık eskisi kadar güzel şinitzel yapamadıklarını okumuştum. Yedikten sonra ise tüm bu yorumları rafa kaldırdım. Adamlar bu işi gerçekten iyi biliyorlar. Orijinali domuz; fakat yemeyenler için dana, tavuk ve hindi çeşitleri var.

Tabağa sığmayacak kadar büyük ve tam kıvamında pişirilmişti. Kırmızı yaban mersini reçeli sosu (lingonberry) ekstra ücretle servis ediliyor. Şinitzelin fiyatı kişi başı 14 euro. Kesinlikle gidilmeli.

• Cafe Mozart

Viyana’da birçok cafe var, tek tek yazmakla bitmez. Burada yazdıklarım en meşhur olanları. Fakat gezerken gözünüze hoş gelen cafeleri de denemenizi öneririm. Hatta keşfettiğiniz güzel cafeleri burada paylaşırsanız çok mutlu olurum.

Cafe Mozart, 1740 yılından beri aynı yerde hizmet veriyor. Viyana Opera Binası ve Cafe Sacher’in hemen arkasında, Albertino Müzesi’nin ise tam karşısında bulunuyor. Yıllarca birçok ünlüyü ağırlamış. Mekanın tek handikapı servisinin yavaş olması. Garsonlarının ise ortalama yaşı 65’in üzerinde olabilir.

İçeride meşhur Viyana kahvaltısı da servis ediliyor, şinitzel de. Menüsü çok zengin.  Ayrıca Türk kahvesi, kırmızı veya beyaz şarap içebilir, çeşit çeşit tatlılarından gözünüze hoş geleni deneyebilirsiniz.

• Cafe Central

Viyana’da gezerken buranın en meşhur cafelerini öğrenmek için Foursquare’den küçük bir araştırma yaptım ve 3 tane cafenin açık ara önde olduğunu gördüm. Cafe Central, Cafe Mozart ve Cafe Sacher.

Cafe Central, harika tatlılarının haricinde Türk kahvesi de veren bir mekan. Kubbeli iç mekanı ise hayli ilginç.

Müzeler bölgesini gezerken önünden mutlaka geçeceksiniz. Zamanınız kısıtlıysa kısa süre için bile olsa girip bir kahve ve seçeceğiniz herhangi bir tatlıyı yemelisiniz. Ben tatlı çok sevmememe rağmen Avusturya tatlılarına hayran kaldım. Çok hafif ve lezzetli. Fiyatlar ise Viyana standartlarına göre hafif pahalı.

cafe-central-birgezgininnotlari

 

 Cafe Sacher

Tatlı literatürüne Sachertorte adında bir tatlı kazandırmış olan Cafe Sacher, Viyana Opera Binası’nın hemen yanında Otel Sacher’in tam altında bulunuyor. Küçük bir bilgi daha vereyim, Otel Sacher çok görkemli bir bina ve Viyana’nın en pahalı otellerinden biri.

Şehrin meşhur pastanesi Demel ile “Sachertorte” adlı tatlı için yıllarca mahkemelik olmuşlar ve sonunda kazanarak kendi adlarına tescil ettirmişler.

Sachertorte ise Avusturya tatlılarına nazaran biraz ağır. Ben beğenmedim fakat beğeneni çok. Bence daha güzel tatlıları var. Fiyatlar ise Cafe Central gibi biraz pahalı.

• Zanoni & Zanoni

Karntner Caddesi üzerindeki meşhur dondurmacı. Daha önce hiç görmediğiniz dondurma çeşitlerini burada tadabilirsiniz. Ben bitter çikolata ve kurabiyeli yedim, harikaydı. Fiyatı yanlış hatırlamıyorsam 2 topu 2 euro. Viyana için çok ucuz.

• Cafe Bar Bloom

Aziz Stephen Katedrali’nin 50 metre kadar ilerisinde köşe başı kalite bir mekan. Girmedim ama dışarıdan gördüğüm kadarıyla çok beğendim ve paylaşmak istedim. Zamanınız varsa içeri girip bir şeyler içebilirsiniz.

• Cafe De L’Europe

Graban Caddesi üzerinde yan yana sıralanmış birkaç tane mekan göreceksiniz. Cafe De L’Europe de bunlardan biri. Isıtıcıları sayesinde soğuk havalarda bile dışarıda oturabileceğiniz bir mekan. Gezerken bir yerlerde soluklanıp bir şeyler yiyip içmek isterseniz burayı öneririm.

cafe-de-leurope-birgezgininnotlari

 

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Blog yazılarımı tamamladıkça ekleyeceğim…

Yorumlar
Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,