Masallar Ülkesi – TAYLAND

kuba-trinidad
Zamanın Durduğu Yere Yolculuk – KÜBA
15 Temmuz 2016
hallstatt
Avrupa’nın En Eski Köyü – HALLSTATT
24 Ekim 2016
tayland-birgezgininnotlari

MASALLAR ÜLKESİ TAYLAND
-Tayland Gezi Rehberi-

Tayland’ın nasıl bir ülke olduğunu hep merak edip durmuşumdur. Hangisi doğruydu anlatılanların? Halkın büyük bir kısmının Budist olduğu bir ülkede hayat nasıl akıyordu acaba?

Krallarını bu kadar seviyorlar mıydı ya da baskıdan dolayı dışarıya bu şekilde mi yansıyordu? Bunun gibi birçok soru vardı aklımda…

İyi kötü yalan yanlış o kadar çok şey okumuştum ki Tayland’la ilgili, bende ister istemez bir önyargı oluşturmuştu bu durum.

Ve bir gün arkadaş ortamında açılan bir sohbetin hemen sonrasında almıştık Tayland biletlerini. Oteli ve tur programını da bir şekilde yaparız elbet dedik ve düştük yollara.

9 günlük Tayland seyahatim boyunca gördüğüm, duyduğum, araştırdığım her şeyi en objektif şekilde yazmaya çalıştım. Umarım faydalı olabilmişimdir.

tayland-birgezgininnotlari


TAYLAND KRALLIĞI

Önce biraz ülkeyi tanıyalım. Başkenti Bangkok olan Tayland, kelime olarak büyük ülke anlamına gelmektedir. “Siyam” olan ismi 1949 yılında “Tayland” olarak değiştirilmiş. Hindiçin veya Çinhindi diye tabir edilen Güneydoğu Asya’da, Hindistan’ın doğusu ve Çin’in güneyinde yer alan bir ülkedir.

1328697138_thailand

Hindiçin (Çinhindi) bölgesi Myanmar, Tayland, Malezya, Laos, Kamboçya ve Vietnam olmak üzere 6 ülkeden oluşur.

Tayland’ın ise bu ülkelerden en büyük farkı, tarih boyunca bağımsızlığını hep korumuş ve hiçbir zaman sömürge olmamış olmasıdır.

Özgürlük ve bağımsızlık Tayland için varoluş sebebidir diyebiliriz.

Resmi dili Tayca’dır. Tropikal iklim hakimdir. Nüfusun %85’i Budisttir. Para birimi Baht’tır. 2016 eylül ayı itibarı ile 100 Baht yaklaşık 8.5 TL.

GSMH kişi başı 4.116 $’dır. Ekonomik olarak bizden kötü durumdalar (Bizimkisi kişi başı yaklaşık 10.000$).

Trafiği bize göre tersten aktığından karşıdan karşıya geçerken dikkatli olmak gerekir.

Uluslararası telefon kodu +66’dır. Türk hattından herhangi bir Tayland hattını ararken numaranın başına 0066 veya +66 koyacaksınız.

Parlamenter Monarşi ile yönetilmekte.Yani bir parlamento var ama çıkardığı kanunları, seçtikleri vekilleri, atadıkları bakanları yani kısacası alınan tüm kararları kralın onayından geçirmek zorundalar.

Ülke 1946 yılından beri Kral IX. Rama tarafından yönetilmekte. 88 yaşında ve dünyanın tahtta en uzun kalan kralı unvanı onda. Aynı zamanda devlet başkanı ve silahlı kuvvetler başkanı.Yıllardır ortalarda görünmediğinden ölmüş olabileceği fakat bunun halktan saklandığı söyleniyor.

Kral halkın gözünde yarı tanrı konumunda ve ülkesinde gerçekten çok ama çok seviliyor. Öl dese ölecek milyonlarca insan var. Ülkede gitmediği yer, dinlemediği topluluk kalmamış. Herkese eşit mesafede olmıuş ve halkını kalkındırmak için elinden gelen her şeyi yapmış. Ancak çocukları için durum pek de öyle değil. Açıkçası sevilmiyorlar.

Not: Blogu sayfaya koyacağım şu saatlerde kralın öldüğü haberi gazetelerde yayınlandı.Yerine kralın tek varisi olan 62 yaşındaki zıpır prensin geçeceği söyleniyor. Tayland için hayırlısı olur inşallah.

yatan-buda-bangkok-wat-pho

Bu arada çok önemli bir konuya değiniyorum, dikkatli okuyunuz lütfen. Tayland’da kral hakkında konuşmak en büyük suçlardan biri. Olumlu ya da olumsuz, kral veya ailesi hakkında konuşmanın cezası ömür boyu hapis. Kesinlikle konuşmayın. Ben bilmiyordum ve bir taksiciyle konuştum. Hatta kral çok sevilen biri ama çocukları pek sevilmiyor galiba tarzında laflar ettim, neyse ki bir şey olmadı. Daha sonra Tayland’da yaşayan Türk bir arkadaşımla sohbet ederken konu açıldı ve direkten döndüğümü anladım. Bana aynen şöyle dedi: “Verilmiş sadakan varmış, katı Budist birine denk gelsen seni polise teslim ederlerdi. Gerisini sen düşün”

Tayland insanı gerçekten aşırı sakin, utangaç, mahcup, sıcakkanlı, şiddet karşıtı, sevecen, yardımsever vs. fakat birkaç konuda çok hassaslar.

1.Kral ve ailesi hakkında kesinlikle konuşmayın.
2.Baş ve enselerine şaka yapmayın. Özellikle de çocukların başını okşamayın.
3.Bir yerde otururken (dini alanlarda, cafelerde vs.) ayaklarınızı uzatmayın. Toplayarak ya da bağdaş kurarak oturun. Büyük bir hakaret sayılıyor. Çünkü Budizm inancına göre baş en değerli bölge iken ayak ise en değersiz bölge olarak kabul ediliyor.
4.Tamam kıran kırana pazarlık yapın fakat herkesi dolandırıcı, paranızı almak isteyen insanlar olarak görmeyin. Taylandlılar gerçekten çok iyi insanlar. Bence gitmeden önce bütün önyargılarınızdan kurtulun. Duyduğunuz ve okuduğunuz şeylere çok kulak asmayın.

Bu anlattıklarım sizi ürkütmesin. Tayland, dünya mirası bol olan, her karışı ayrı güzel ve gayet güvenli bir ülke. Sadece bazı kuralları var. Bunlara uyarsanız çok güzel ve sorunsuz vakit geçirirsiniz.


NE ZAMAN GİDİLİR?

Tayland tropikal iklime sahip bir ülke olduğundan mevsimler 3’e ayrılır.

•Kasım-Şubat arasındaki dönem (nem ve sıcaklık aşırı yüksek değil, yağış çok yok)
•Mart-Nisan ayları arasındaki dönem (nem ve sıcaklık aşırı yüksek)
•Mayıs-Ekim ayları arasındaki dönem (muson yağmurlarının olduğu dönem)
Hava sıcaklığı en soğuk zamanda bile 20 derecenin altına düşmüyor. Kıyafetlerinizi ona göre seçerseniz valizinizde boşuna ağırlık yapmamış olursunuz.

Biz 9 Eylül’de yani muson yağmurlarının olduğu dönemde gittik fakat bir sorun yaşamadık. Pek yağış olmadı, olduğu zaman da bir anda bastırıp 10-15dk.’da geçiyordu. Yanınıza ince bir yağmurluk ve hatta bir şemsiye alırsanız hiçbir sorun yaşamazsınız.


TUR PROGRAMI

Biz bu tur programını Tayland’da rehberlik yapmış bir arkadaşımıza danışarak yaptık. Kendisi bize Pattaya’da daha çok fuhuş turizminin yaygın olduğunu, hemen hemen tüm şehirde denizin girilemeyecek kadar pis olduğunu söylemiş olduğundan programda Pattaya yok. Etrafındaki adaların ise güzel olduğunu söyledi fakat biz tercih etmedik. Görmek isteyenler için Bangkok-Pattaya arası taksiyle yaklaşık 2 saat (150 km). İyi bir pazarlıkla yaklaşık 1000 Bahta (85 TL) gidilebiliyormuş. (tek yön)

Biz tur programımızı aşağıdaki şekilde yaptık.

•Bangkok ………………. 9-10 Eylül
•Phi Phi Adaları……….11-12 Eylül
•Phuket……………………13-14-15-16 Eylül
•Bangkok…………………17 Eylül

Not: İstanbul’a dönüş uçuşumuzun Bangkok’dan olması nedeniyle ve bir gecikme yaşanırsa uçağı kaçırmayalım diye son gün Phuket’ten Bangkok’a döndük ve 1 gün daha Bangkok’ta kaldık. (Herhangi bir rötar yaşamadık)

MALİYET HESABI

img_2574

Gitmek isteyenlere faydası olacağını düşündüğümden ve turla gitmekle kendi başına gitmek arasındaki fiyat farkını göstermek istediğimden dolayı bu yazımda basit bir maliyet hesabı yaptım. Umarım işinize yarar.

Turlarla yapılan geziler bana her zaman aşırı turistik, bağlayıcı, pahalı ve gereksiz gelmiştir. Çok az bir İngiliceniz varsa ve gerçek Tayland’ı görmek istiyorsanız kesinlikle turla değil kendiniz gidin derim.

Bizim 1 kişilik tur maliyetimiz şöyle oluştu:

İstanbul-Bangkok aktarmasız gidiş-dönüş (THY)   1800 TL
Bangkok 3 gece konaklama     200 TL
Bangkok-Phuket gidiş dönüş uçak bileti (Nokair)     200 TL
Phuket-Phi Phi adası gidiş-dönüş       50 TL
Phi Phi 2 gece konaklama (Holidayinn Otel)     400 TL
Phuket 4 gece konaklama (Best Western Otel)     250 TL
Herşey dahil toplam harcama (döke saça)   1500 TL
TOPLAM (1 Kişi)  4400TL

 

Not-1 :

Eğer uçuş biletinizi aktarmalı olarak 3-4 ay öncesinden alırsanız bu fiyattan yaklaşık 700-800 TL daha düşebilirsiniz. (biz 1 ay öncesinden almıştık)

Not-2:

Hesaplama yaparken otel odalarının 2 kişilik olduğu düşünülmüş ve kişi başı maliyet hesaplanmıştır. Yani geceliği 100TL olan bir otelin kişi başı maliyeti 50TL olarak düşünülmüştür.

Bu maliyetin toplamda, tur şirketlerine göre yarıdan bile daha ucuza geleceğinden emin olabilirsiniz. Hem de aktarmasız uçuşlarla ve çok daha kaliteli otellerde konaklayarak. 2 kişi için ise fiyat daha aşağılara inecektir.

Maliyet hesabı yapıyorum çünkü Tayland’a gitmenin, 9 günlük bir Antalya veya Bodrum tatilinden çok daha ucuza geldiğini göstermek istiyorum. Haydi biraz cesaretlenin!.. Ve unutmayın ki;

“Para harcayarak zenginleşebileceğiniz tek şey seyahat etmektir.”

VİZE ve YOLCULUK SÜRECİ

Tayland bizden vize istemeyen, yani kapıda vize veren (sadece form doldurtuluyor) ve dünyada en çok gitmek istenen 3-5 ülkeden biri. Eğer ülkeye havaalanından giriyorsanız 30 gün, karadan giriyorsanız 15 gün vize veriliyor. Daha uzun vize isteyenler ise Türkiye’deki Tayland Büyükelçiliği’ne başvurarak 60 gün ve üstü vize alabilirler.

THY’nin Bangkok’a direkt uçuşları mevcut. Yakında Phuket’e de direk seferler başlayacakmış.

İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan (THY ile) yaklaşık 9 saatlik bir yolculuktan sonra Bangkok Suvarnabhumi havaalanına iniyoruz. Uçak körüğe yanaşıyor  ve uçaktan çıktığımız anda bir koku geliyor burnumuza. Havasız mı kalmış burası? Ya da çöpleri mi toplamamışlar falan derken kısa bir süre içerisinde gerçekle yüzleşiyoruz. Tayland bize göre kötü kokuyor. (2. günde alıştık)

Pasaport kontrolüne doğru gidiyoruz. Elimizde bize uçakta doldurtulan vize formları var. Git git bitmiyor yol. Suvarnabhumi Uluslarası Havaalanı dünyanın en büyük havaalanlarından birisi. Bangkok’un 30 km doğusunda yer alıyor. Burası Asya’ya geçişi sağlayan ve tüm aktarmaların yapıldığı bir havaalanı. Her memlektten insan var. Diğeri ise Don Muang Uluslararası Havaalanı. Suvarnabhumi havaalanı yapıldıktan sonra 2. plana atılmış. Artık sadece iç hatlar ve askeri uçuşların yapıldığı bir terminal. Bangkok-Phuket arası uçuşumuzu buradan yaptık.

Pasaport kontrolünde yaklaşık yarım saatlik bir bekleyişten sonra sıramız geliyor. Kısa bir sorgudan sonra kontrolden geçiyoruz. Yakın zamanda olan bir patlama nedeniyle Müslümanlara biraz daha sorgulayıcı bir tavırla yaklaştıklarını hissediyoruz.

Kontrolden geçtikten sonra yanımızda getirdiğimiz dolarların küçük bir kısmını bozduruyoruz.(50 dolar). Havaalanı kur fiyatları yüksek olduğundan adam başı 50 dolar bozdurup gerisini kurların daha düşük olduğu Bangkok’a saklıyoruz.

Tayland’da her yerde döviz büroları mevcut. Para bozduruken pasaportunuzun mutlaka yanınızda olması gerekiyor. 0-50 dolar arası ve 50 dolar üstü fiyatlar değişkenlik gösteriyor. 50 dolar üstüne daha iyi fiyat veriliyor. Tayland’da döviz bozdururken pazarlık yapılmıyor. Ekranda ne yazıyorsa o. Paranızı sayarak verin ve sayarak alın. Eskimiş, yırtılmış, tahriş olmuş vs. paraları kabul etmiyorlar.

Havaalanından yaklaşık 45dk’lık bir yolculuktan sonra kalacağımız eve geliyoruz. Biz 5 kişi olduğumuzdan dolayı Airbnb sitesinden villa kiraladık. Gerçekten çok güzel ve yeşillikler içerisinde bir yerdi. Eğer 3 kişi ve üzeriyseniz ev kiralamanızı öneririm.

-BANGKOK-

Bangkok, Tayland kültürünü ve yaşam tarzını en iyi anlatan, her bir köşesinde açık hava pazarları, tapınaklar, seyyar satıcılar bulunan, renklerin ve kokuların birbirine karıştığı, çok hareketli ve bir o kadar da etkileyici, muhteşem bir şehir.

Ben İstanbul’a çok benzettim. Maslak’a benzeyen yeri de var, Gültepe’ye benzeyen yeri de. Eminim ki birçoğunuz benzetecektir. Kocaman gökdelenler var ve hemen yanıbaşlarında bulaşık ve çamaşırların leğenlerde yıkandığı tek katlı gecekondular bulunuyor. bangkok-tuk-tuk-taksiGelir dağılımı çok adaletsiz. Değişik bir kültür ve yaşam tarzları var.

Bangkok biraz karışık bir şehir gibi görünse de biraz programlı ve dikkatli olursanız çok kolay ve ucuz bir şekilde harika zaman geçirirsiniz.

Öncelikle her ne plan yaparsanız yapın Bangkok trafiğini mutlaka hesaba katmalısınız. Dedim ya İstanbul’a her yönüyle çok benziyor. Bizde trafik hangi gün ve saatlerde yoğunlaşıyorsa burada da öyle. Trafiğin olmadığı saatlerde taksileri veya tuk tuk denilen 2-3 kişilik (bazıları 4-5 kişilik) motorlu taşıtları, trafiğin yoğun olduğu saatlerde ise

Sky Train denilen metroyu ve motosiklet taksileri kullanmanızı öneririm. Gezi programınızı iyi bir sıralamayla yaparsanız bir zorluk yaşamazsınız.

Bangkok’da taksi kullanacaksanız binmeden önce mutlaka taksimetreyi açtıracağınızı söylemeniz gerekir. Eğer açmam derse başka bir taksiye binin. Biz ilk gün Bangkok’un bir ucundan diğer ucuna taksimetre açtırmadan pazarlık usulü 1000 Bahta (85TL) gitmişken aynı yola dönüşte taksimetre açtırarak 300 Baht (26TL) verdik. Ücretli yolların parası ise ülkemizde olduğu gibi yolcuya ait.

Taksicilerin çoğu İngilizce konuşamadığından (alfabeleri değişik olduğundan okuyamıyorlar da) eğer mümkünse gideceğiniz yerlerin hem İngilizce hem de Tayca adreslerini bir kağıda yazarsanız hiçbir aksilik yaşamazsınız.

Bir diğer önemli konu ise telefon ve internet. Tayland’da komünikasyon tarifeleri (özellikle Turkcell) Türkler için çok pahalı. Platinium üyeler için 30dk konuşma 49TL ve ayrıca 100mb internet 49 TL. Birçok cafe, restoran vs. yerde internet mevcut fakat benim önerim her köşe başında bulunan 7/11 mağazalarına girip 350 Baht’a (yaklaşık 30TL) bir telefon hattı almanız. Bu hatlarda 1 hafta sınırsız internet bulunuyor.

akrep-bocek-bangkok-tayland-birgezgininnotlari

Hatta yanınızda ikinci bir telefon götürürseniz kendi telefonunuzu kapatmadan bu hattı da kullanabilirsiniz. İnanın çok faydasını göreceksiniz.

Eğer bir Uzakdoğulu değilseniz ya da daha önce herhangi bir Uzakdoğu ülkesine gitmemişseniz Bangkok’ta yiyecek sıkıntısı yaşayabilirsiniz (Phuket’te yaşamazsınız). Yemekleri bizim damak tadımıza göre biraz farklı. Hijyen sorunu da var. Fakat yemeklerini beğenen bir kesim de yok değil. Zevkler ve renkler tartışılmadığından bu konudaki yorumu size bırakıyorum. Biz alışana kadar çok zorlandık (2 gün), fakat sonrasında alıştık.

Burada dikkat etmeniz gereken en önemli konu kesinlikle sokak satıcılarından bir şey almamanız. Hem hijyenik değiller hem de o yiyecekler donmuş halde geliyor, çözülüp pişiriliyor ve satılmayan ürünler tekrardan donduruluyor. Bu çark hep böyle işlediğinden dolayı zehirlenme vakaları çok sık yaşanıyormuş.

Sokaklarda akrep, hamamböceği, kertenkele ızgara gibi yiyeceklerle çok sık karşılaşacaksınız. Bunları Taylandlılar bile yemediğinden kimlerin yediğini çok merak ediyorum.

Temiz yerlerde yemeye özen gösterin. Midesi hassas olanlar özellikle dikkat etmeliler. Bence yanınızda her ihtimale karşı mide-alerji-bulantı-sinek ilacı ve ağrı kesici bulundurun derim.

İçeceklerinize buz koyacaksanız mutlaka ortası delik buzlardan olsun. Bu buzlar fabrikasyon olduğundan bir sorun teşkil etmiyor, fakat bir de küçük kare şeklindeki buzlar var, bunlar çeşme suyundan yapılıyor. Taylandlılara dokunmuyor ama birçok turistte ishale sebep olabiliyormuş.

Bangkok’un en önemli özelliği açık hava pazarları. Her köşe başında bu pazarlara rastlayabilirsiniz. Zamanınız varsa hepsini tek tek gezin ve beğendiğiniz şeyleri sıkı bir pazarlıktan sonra alın derim. Burada pazarlık ayıp değil. Fiyatlar zaten pazarlık yapılacak diye pahalı söyleniyor. Örneğin bir ürün için 200 Baht isteniyorsa siz ona 100 Bahttan fazla verirseniz kazıklanmış oluyorsunuz.

Her yerde satılan “Tigerbalm” adında krem ya da sıvı şeklinde ilaçları var, migren, böcek ısırığı, alerji, kas ağrısı vs. gibi sorunlara iyi geliyor. Bazı masajlarda da krem yerine kullanılıyor. Her derde deva mucize bir ilaç, bence kutu kutu alın getirin.

Tayland’ın kendi birası olan dünyaca ünlü Tiger birasını ise mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum. Gerçekten çok güzel bir bira.

BANGKOK’TA GEZİLECEK YERLER

FLOATİNG MARKET (YÜZEN ÇARŞI)

Bangkok’un her bir yanı açık hava pazarlarıyla dolu. Floating market ise bunların en meşhuru. Bangkok’a gidince ilk görülmesi gereken yerlerden.
Burası kanalın içinde kano ile gezerek sağlı sollu tezgahlardan alışveriş yapabileceğiniz (giyim, el yapımı hediyelik eşya, tablolar, sebze-meyve vs) ve bol bol fotoğraf çekebileceğiniz, görüp görülebilecek en ilginç pazarlardan biri.

Sabah 6’da açılıyor, öğlen 12-1 gibi kapanıyor. Gezmek için 2 saat yeterli.

Tek handikapı şehre biraz uzak olması. Bangkok’un 120 km dışında bir yer. Taksicilerle pazarlık yaparak yaklaşık 1500-1600 Baht (128-136 TL) gibi bir rakama gidip gelebilirsiniz.

WAT TRAIMIT – TEMPLE OF GOLDEN BUDDHA (ALTIN BUDA TAPINAĞI)

Çin Mahallesi’nde bulunan Altın Buda Heykeli dünyanın en büyük Buda heykelidir. 700 yaşındadır ve 5 ton altından yapılmıştır. Hikayesi ise çok ilginçtir.

Komşularıyla ilişkilerinin çok zayıf olduğu ve sürekli saldırıya uğradığı dönemde Taylandlılar  bu heykeli yağmadan korumak ve saklamak için çamurla sıvamışlar.

Yıllar boyu bu şekilde unutulmuş. 1955 yılında ise heykel taşınırken düşürülmüş ve üzerindeki sıvalar dökülünce heykelin altından olduğu anlaşılmış.

Tapınak, saat 08.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor ve giriş kişi başı 100 Baht. (8.5 TL)

wat-tarimit-altin-budha-heykeli

 

SAFARI WORLD

Burası bir semt büyüklüğünde alan üzerine kurulu, 2 bölgeden oluşan, dünyanın belki de en büyük, en meşhur ve en güzel hayvanat bahçesi.

Birinci bölüm hayvanların kafesler içerisinde tutulduğu ve ayrıca fok, fil, kaplan, deniz aslanı vs. gibi hayvan şovlarının sergilendiği bir bölüm. Burada Bengay kaplanı, beyaz kaplan, deniz ayısı, fil, fok, değişik kuş türlerini görebilir ve kaplan yavruları ya da orangutanları sevip onlarla fotoğraf çektirebilirsiniz. (fotoğraf çektirmek 450 Baht)

İkinci bölüm ise içerisinde otobüsle gezilebilen (yaklaşık 30dk sürüyor).ç hayvanların serbest halde özgürce yaşadığı, çok geniş yaşam alanları olan bir hayvanat bahçesi.

Her iki bölümün biletlerini ayrı ayrı değil de tek seferde alırsanız 1800 Baht yerine 1400 Baht ödersiniz.

Tartışmasız gördüğüm en iyi hayvanat bahçesiydi.

safari-park-tiger

 

SEA FOOD MARKET

Açık büfeden her çeşit deniz canlısı, meyve-sebze vs. satılan bir yiyecek mekanı. İçeri girince önce çiğ yiyeceklerin ve çoğu canlı olan deniz ürünlerinin bulunduğu tezgahı boydan boya dolaşıp canınız ne istiyorsa satın alıyorsunuz (deniz ürünleri, salata malzemeleri, meyve). Satın aldığınız şeylerin parasını ödedikten sonra masalara geçiyorsunuz ve aldığınız şeyleri görevlilere teslim edip, pişirme-servis ücreti karşılığında yemeğinizi yiyorsunuz.

Girişte kocaman bir tabelada sloganı yazıyor. “If it swims, we have it” Gerçekten de öyle. Burada daha önce hiç görmediğiniz deniz canlılarını bile yiyebilirsiniz.

see-food-market-bangkok-tayland

Çiğ olarak aldığınız ürünleri pişirtmek için ekstra para ödediğinizden hesabınızı iyi yapın derim.Tezgahlarda çiğ hallerinin ücreti, masalarda ise pişirme ve servis ücreti yazıyor. Fiyatlar Tayland standartlarının çok üstünde, fakat deniz ürünleri sevenler için ideal bir mekan.

PATPONG GECE PAZARI

Ortasında pazar tezgahlarının, kenarlarında ise Go Go barların sıralandığı bir cadde üzerine kurulu Bangkok’un en ünlü gece pazarı.

Bilmeyenler için anlatayım; Go Go barlar %50 turistin bu ülkeye gelme sebebi olmakla beraber, içerisinde canlı müzik yapılan, kızların kapıda ve içeride direk dansı, striptiz vs. yaparak müşterilerini beklediği, içerisinde sınırsız bir eğlence olan striptiz kulübü-genelev arasındaki mekanlar.

Tayland’da çok meşhur. Sokakta alışveriş yaparken sürekli önlerinden geçiyorsunuz ve sizi içeriye çekecek gibi önünüzü kesiyorlar. Çekinmeyin, çünkü siz istemedikten sonra Tayland’ın hiçbir yerinde bir sorun yaşamazsınız. Eğlenmenize bakın. Bir yandan alışveriş yaparken bir yandan içeriyi kesebilir veya mideniz kaldırıyorsa ve şartlar uygunsa içeri girip takılabilirsiniz. Sonuçta bu ülkeye gelen turistlerin birçoğunun ortak felsefesi şudur; “Tayland’da olan Tayland’da kalır”. 🙂

Merkezi bir yerde kalıyorsanız taksiyle çok ucuza ve kısa sürede buraya ulaşabilirsiniz. Bangkok’un olmazsa olmazlarından, mutlaka gidin derim.

•KHAO SAN ROAD

Bangkok’un en keyifli caddelerinden biri.Hem tezgahlardan alışveriş yapabileceğiniz (hediyelik eşya ağırlıklı) hem de harika cafelerinde gönül rahatlığıyla yiyip içip canlı müzik dinleyebileceğiniz bir cadde. Yaklaşık 1 saat gibi bir sürede tüm caddeyi gezebilir, sonrasında ise kafelerin birinde oturabilirsiniz.

img_1753

Burada Buddy Beer diye bir mekan var, ben çok beğendim. Her yönüyle kaliteli ve yemekleri bizim damak tadımıza uygun bir mekan.

CHINA TOWN

Bangkok’da Çin’lilerin yaşadığı, cadde boyunca cafe ve yiyecek standlarının olduğu (hijyenik olmayan) değişik Çin yemeklerini ve daha önce hiç görmediğiniz sebze-meyveyi yiyebileceğiniz kesinlikle görülmesi gereken bir yer.

img_1806

Biz ilk sefer hava karardıktan sonra gittiğimizden pek bir şey anlamamıştık fakat daha sonra gündüz vakti tekrar gittiğimizde sadece gece hareketli olan bir caddeden ibaret olmadığını anladık. Özellikle bir sürü aktar, motosiklet aksesuarı satan dükkan, tamirci ve antikacının bulunduğu bir mahalle.

Aktarlardan mutlaka alışveriş yapmanızı, hatta Çin aktarlarıyla ilgili önceden araştırma yaparak gitmenizi tavsiye ederim. Eğer motosiklet tutkunuz varsa ve çok özel bir parça arıyorsanız burada bir araştırma yapmanızı tavsiye ederim (parçanın resmi ve modeli yanınızda olsun).

WAT PHO (YATAN BUDA)

İçerisinde devasa “Yatan Buda” heykelinin bulunduğu Tayland’ın en meşhur Budist tapınağı. Kesinlikle görülmesi gereken harika bir yapı. Dışı ayrı, içi ayrı güzel. Burada bol bol fotoğraf çekebilir ve budist rahiplerin ayinlerine katılabilirsiniz.

Giriş 100 Baht (yaklaşık 8.5 TL). Akşam 18.30’a kadar açık. Girişte diz üstü etekli veya askılı kıyafetli bayanlara kolları ve bacakları örten bir kıyafet veriliyor ve bununla giriş yapılabiliyor.

wat-pho-yatan-budha

Etrafında ise bir sürü tarihi bina var. Bizim Sultanahmet Meydanı’na çok benziyor. Kraliyet Sarayı, Bakanlıklar ve birçok devlet binası bu bölgede bulunuyor.

Kraliyet Sarayı en görülmesi gereken yer diyebilirim. Saat 15.00’a kadar açık olduğundan zamanınızı buna göre ayarlamanızı öneririm. Biz kapandıktan sonra gittiğimizden gezemedik ve çok üzüldük. Bir sonraki gün ise fırsat bulup da gelemedik. Wat Pho ve tüm bu binaları gezmek için yarım gün yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Burada gezilecek yerlerin listesini tüm sokaklarda bulunan tabelalardan çıkarabilirsiniz.

PUNTIP PLAZA (IT BUİLDİNGS)bangkok-puntip-it-buildings-birgezgininnotlari

Eğer ki elektronik eşyalar ilginizi çekiyorsa burası belki de dünyada görebileceğiniz en önemli teknoloji merkezi olabilir. Satılan ürünler bakımından beni en çok etkileyen yer oldu diyebilirim. İnanılmaz ucuza elektronik aletler (laptop, tv, hoparlör, cep telefonu vs.) bulabilirsiniz. İçerisinde bankamatik mevcut fakat anlaşmaları olmadığından Türk kartlarının hepsiyle para çekemiyorsunuz (İşbankası-Akbank geçiyor).

İçeride her türlü elektronik eşya bulabileceğiniz gibi çok ilginç şeyler de bulabilirsiniz. Örneğin; baktığınız yerin resmini ve video görüntülerini kaydeden, aynı zamanda da müzik dinleyebileceğiniz sd kartlı güneş gözlüğü, tek kabloyla hem Iphone hem de Samsung şarj edebilen şarj aletleri, cep telefonlarından fotoğraf çekenler için zoom aletleri, sahte fakat aynı görüntü ve özellikte Iphone-Samsung vs. markaların cep telefonları (1000 Baht – 85TL civarı) veya değişik araba markalarının (Land Rover-Mercedes vs.) cep telefonlarını bulabilirsiniz.

AVM içerisindeki dükkanlar saat 20.00’dan sonra kapanmaya başlıyor. Bu arada merak edenler için söyleyeyim, aldığım şeyler 2 aydır çalışıyor, bir sorun yaşamadım. Bence buraya ilk gün gitmenizde fayda var, çünkü aldığınız ürünlerde bir sorun çıkarsa getirip değiştirme şansınız olur. Mutlaka çok sıkı pazarlık yapın, ben pazarlıktan hiç anlamadığım halde yazan fiyatın %50-60 ucuzuna aldım. Pazarlıktan anlayan ve sabırlı biriyseniz çok daha fazla indirim yaptırabilirsiniz.

MBK AVM

Bangkok’un merkezi bir yerinde bulunan ve içerisinde aradığınız her şeyi bulabileceğiniz bir AVM. Fiyatlar sokak pazarlarına göre biraz daha yüksek olduğu için biz bir şey almadık; fakat aradığınız özel bir şey varsa (giyim, takı vs.) burada bulabilmeniz muhtemel. Zamanınız artarsa gitmenizi öneririm.

LE BUA OTEL – RESTAURANT – ROOF BAR

Gitmeye teşebbüs ettiğimiz; fakat sadece klasik tarz kıyafetlerle girilmesi gerektiği için gidemediğimiz, Hangover filminin meşhur FBI sahnesinin çekildiği ve Bangkok’un en güzel manzaralarından birini görebileceğiniz sosyetik mekan. Yanınıza biraz daha klasik tarzda kıyafet alırsanız ve önceden rezervasyon yaptırmak suretiyle burası, görülmesi gerekenler listemizde yer alıyor. Restoran ve Cafe bölümü olarak ikiye ayrılmış.

PHI PHI ADALARI

Bangkok’ta çok güzel vakit geçirdikten sonra, önceden ayarladığımız üzere Don Muang Havaalanı’ndan yaklaşık 1 saat 10dk’lık kolay bir yolculuğun ardından Phuket Havaalanı’na iniyoruz.holiday-inn-phi-phi-adasi Konaklama için Holiday Inn otelini seçtiğimizden (çok güzel bir oteldi tavsiye ederim) ve buranın transfer hizmetini satın aldığımızdan dolayı  Havaalanı’nda bizi bekleyen araca biniyoruz. 5 kişi olmamız nedeniyle kişi başı 1700 Baht (145TL) olan transfer ücretini mail yoluyla yapmış olduğumuz pazarlık neticesinde kişi başı 1500 Baht’a (128TL) indirmiştik. Tayland’da iyi bir indirim yaptıramadığımız tek şey bu transferdi.

Araç yaklaşık 20 dk’da bizi Phuket Marina’ya getiriyor ve Phi Phi Adaları’na götürecek sürat motoruna geçiyoruz. Şansımız yaver gidiyor ve dalgasız bir güne denk geldiğimizden dolayı normalde 1.5 saat olarak öngörülen yolu 1 saatte alıyoruz. Motorun çıkardığı köpük ise inanılmazdı.Anlayamazsınız…

İnanın ki İstanbul’dan Bangkok’a 9 saatte geldik; fakat buradaki sürat motoru yolculuğundaki kadar yorulmadık. Aşırı hızlı olduğundan çok salladı ve dalgalara vura vura yaptığımız bu 1 saatlik yolculuk bize 1 gün gibi geldi. Sanırım bir 5 dk daha olsa ve yanımızda getirdiğimiz bulantı ilaçlarını almasak kusmaya başlayacaktık. Eğer zaman bizim için daha önemli deyip, sürat motoruyla yolculuk yapmaya karar verdiyseniz yanınızda bulantı ilacı bulundurmanız gerekir. Bu tarz yolculuklara dayanıklı değilseniz, daha önce hiç yapmamışsanız veya çocukla seyahat ediyorsanız mutlaka sizi en fazla 2 saatte adaya ulaştıran feribotları kullanın derim. Hem çok daha ucuza hem de konforlu bir şekilde yolculuk yaparsınız. Kişi başı 300 Baht (26 TL).

phi-phi-adasi

Varış noktamıza ulaştığımız anda bütün yorgunluğumuz geçiyor ve ellerimizde telefonlar sanki manzara kaçıyormuşçasına gibi deli gibi resim çekmeye başlıyoruz. Gerçekten inanılmaz bir ada. Tam bir dünya mirası. Kelimeler kifayetsiz kalıyor. Kumsalıyla, suyuyla, bitki örtüsüyle vs. bir ada hayal etseniz ancak burayı hayal edersiniz diye düşünüyorum.

Ada hakkında da biraz bilgi vereyim. Phi Phi Adaları, Ko Phi Phi Don ve Ko Phi Phi Lee takımadalarından oluşuyor. Krabi iline bağlı. Büyük olan (Ko Phi Phi Don) yerleşime açık, küçük olana ise (Ko Phi Phi Lee) sadece günübirlik olarak gidiliyor. 2004 yılındaki Hint Okyanusu depremi sonrasında oluşan tsunami sonucunda  ada büyük zarar görmüş. Fakat şu anda eskisinden daha iyi durumda.

Yemyeşil ormanları, bembeyaz kumsalı, yeşilimtrak deniziyle tartışmasız gördüğüm en güzel yer diyebilirim. İyi ki gelmişiz, iyi ki burdayız diyor, hızlıca eşyalarımızı odalarımıza koyup, üzerimize de birer mayo giyip hemen kendimizi sahile atıyoruz.

Biz Phi Phi Adası’nda 2 tam gün kaldık fakat yetmedi. Bence programınızı yaparken buraya en az 3 tam gün yazın derim. Phuket’te kalıp günübirlik turlarla da gelebilirsiniz fakat kesinlikle tavsiye etmiyorum. Hem çok turistik hem de böyle güzel bir adada kalma şansını her zaman yakalayamayabilirsiniz.

Adada birkaç sey dışında her şey mükemmeldi diyebilirim. Sadece sinekleri biraz fazla. Bu nedenle yanınızda sinek ilacı bulundurmanızı ve özellikle Tayland’ın her yerinde satılan (özellikle 7/11 marketlerde) Tiger Balm adındaki ilacı mutlaka temin etmenizi tavsiye ederim. İlaç mucize bir merhem. Sineklerin ısırdığı yere sürdüğünüz anda kaşıntıyı geçiriyor. Ayrıca migrene de çok iyi geliyormuş.

Biraz da kertenkelesi fazla olduğundan korkanlar olabilir. Bence korkmanıza gerek yok, sonuçta onların doğal ortamına gidiyorsunuz. Tamamen zararsızlar ve sizinle de hiçbir işleri yok.

phi-phi-birgezgininnotlari

Tüm adada bir koydan diğer koya ulaşım yerliler tarafından Long Tail Boat adı verilen teknelerle sağlanıyor. Adanın yerlilerinin İngilizcesi biraz daha iyi olduğundan anlaşması kolay. Gerçekten çok iyi ve güvenilir insanlar. Yürümek isteyenler içinse bir orman yolu var fakat pek kullanılmıyor ve yer yer ormanın derinliklerinden geçildiğinden özellikle bayanlar ve çocuklar için ürkütücü olabilir. Biz hiç kullanmadık. Daha doğrusu botlarla çok ucuza ve eğlenceli bir şekilde ulaşım mümkün olduğundan gerek duymadık. Adanın herhangi bir yerinden merkeze ulaşım toplam 200 Baht (17TL). Kişi sayısı önemli değil.Kaç kişi sığarsanız binebiliyorsunuz.

Aslında adanın olayı deniz, kum, güneş, dalış, bakir koylar, yeme-içme vs.

Yazımın bu bölümünde ise Phi Phi Adası’nda yapılması gereken aktiviteleri sıralamaya çalıştım. Umarım işinize yarar.

TON SAI KASABASI (ADANIN MERKEZİ)

Adanın (Ko Phi Phi Don) çok güzel bir merkezi var. Burada alışveriş yapabilir, ada etrafındaki tüm koyları görebileceğiniz turlardan satın alabilir, ton-sai-phi-phi-adasikaliteli restoranlarında-cafelerinde yemek yiyebilir, sahilde güneşlenebilir, masaj salonlarında masaj yaptırabilir, kaya tırmanışına katılabilir, barlarında canlı müzik dinleyebilir veya clublarında eğlenebilirsiniz.

Çok bakir bir ada olmasına rağmen merkezinde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.

Tüm Tayland’da olduğu gibi burada da çok sıkı pazarlıklar yapmayı ihmal etmeyin. Alternatifiniz bol olduğundan bir şey alırken aceleci olmayın, iyice araştırın derim. Özellikle de tur satın alacaksanız.

Burada dikkat etmeniz gereken bir konu var. Okyanus geceleri bazen akıntılı veya dalgalı olabiliyor. Akşam saat 19.00-20.00 gibi saatlere kadar çok büyük bir aksilik olmazsa kesin çalışıyorlar. Fakat sonrası için kimse garanti veremiyor. Küçük de olsa böyle bir durumda merkezde sabahlama ihtimaliniz olabilir. Merkezde konaklarım, her şey elimin altında olur, eğlencemden de taviz vermem diyebilirsiniz. Sonuçta bu bir tercih meselesi; lakin adanın bakir koylarında çok güzel bir otelde kalmanın keyfi de paha biçilemez.

CAFE ITALIANO

Adanın merkezinde karnınız acıkırsa ya da birşeyler içmek isterseniz ilk tercihiniz burası olabilir. Çok güzel İtalyan yemekleri yiyeceğinizden emin olabilirsiniz. Servisi ise ayrı güzel. İnterneti de mevcut. Tayland standartlarının üzerinde bir cafe.

JASMINE CAFE

Sahibi Amerikalı olan ve adanın ikinci merkezi diye tabir edebileceğim alanda (Holiday Inn otelin olduğu bölge) sahil boyunca yan yana sıralanan yaklaşık 10 adet cafeden biri.

Mekanın girişinde devlet tarafından verilmiş “Müşteri Memnuniyet Sertifikası” hemen gözünüze çarpıyor. Yemeklerini ve servisini gördükten sonra hak ederek aldığı konusunda hemfikir oluyoruz.

Yemekleri güzel ve damak tadımıza çok uygun. Özellikle fajita ve spring roll yemenizi tavsiye ederim. Saat 24.00’da kapanıyor.

LONGTAIL BOAT İLE ADA TURU

Bu, biraz da kendi çabalarımızla bulduğumuz bir aktivite oldu diyebilirim. phi-phi-bambu-island-ozan-kirazAdanın merkezinde birçok tur şirketi faaliyet gösteriyor; fakat bu bize hem çok kalabalık hem de fazla turistik geldi. Kaldığımız yerde birkaç tane de yerli arkadaş edinmemiz nedeniyle onların tavsiyesi üzerine long tail boat ile tur atmaya karar verdik. Bu turun özelliği teknenin sadece bize ait olacak olması ve istediğimiz yerde istediğimiz kadar durabilecek lükse sahip olmamızdı. Hem de diğer turların 4’te 1 fiyatına. Toplamda 2000 Baht (170 TL) gibi bir rakama 5 kişi sabahtan akşama kadar gezdik. Canımız nerede istediyse durduk, denize girdik, dalış yaptık, resim çektik. Gerçekten hayatımda geçirdiğim en güzel günlerden biriydi, inanılmaz eğlendik.

Bu turun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hava durumuna göre değişkenlik gösteriyor. Akşamdan konuşup anlaşıyorsunuz ve sabah teknenin orada buluşuyorsunuz. Hava dalgalı değilse tur gerçekleşiyor. Bizim şansımıza hava çok güzeldi. Bölgenin yerlileri havanın sabahki durumundan günün nasıl geçeceğini biliyorlar. Gidilen yerler birbirine çok yakın olduğundan ve kıyıdan kıyıdan gidildiğinden herhangi bir riskli durum oluşacağını düşünmüyorum. Adalar milli park olduğundan giriş ücretli. Hangi adaya önce giderseniz orada ödemeyi yapıyorsunuz.Kişi başı 400 Baht (34TL). Bir kere bu ücreti ödediğinizde gün boyu tüm adalara sınırsız girebiliyorsunuz.

Eğer hava kötü ise 30-40 kişilik turist tekneleriyle de şansınızı deneyebilirsiniz. Hiç yoktan iyidir J  Aşağıdaki resimde tur rotamızı inceleyebilirsiniz.

Not:

Geziye başlamadan önce fotoğraf makinelerinizin yanınızda, telefon belleklerinizin boş ve tüm bataryalarınızın dolu olduğundan emin olun yoksa çok üzülebilirsiniz. Tüm gün boyunca 500’ün üzerinde resim çekebilirsiniz.

BAMBOO ISLAND

Tur programı içerisinde benim en beğendiğim yer burasıydı. Müthiş bir sahili var ve içerisinde yerlilerin yaşadığı bir ormanlık alan ayrıca bir de askeri alan mevcut. Tüm adayı gezebilirsiniz. Biz tura ilk buradan başladığımız için ödemeyi burada yaptık.

bambu-island-phi-phi

MOSQUİTO ISLAND

Bizim gittiğimiz tarihte bilmediğimiz bir nedenden dolayı adaya giriş yasaktı, sadece adanın etrafından dolaştık.Çok dik bir ada ve zaten yanaşacak yeri yok gibiydi.  Burada teknenizi kayalıklara doğru yanaştırıp birkaç kare fotoğraf çekebilir ya da şnorkelle dalış yapabilirsiniz.

MAYA BAY

Leonardo Di Caprio’nun “The Beach” filmini izlediyseniz çok fazla anlatacak bir şey yok. Fakat izlemediyseniz inanılmaz güzel bir koy göreceğinizden şüpheniz olmasın.Yalnız biraz fazla kalabalık. Her yer tekne, bot, yat vs. dolu olduğundan çok rahat hareket edemedik.

maya-bay-phi-phi

Maya Bay’in etrafında şnorkel ve scuba diving’e çok elverişli alanlar mevcut. Yapmadan dönmeyin. Gördükleriniz karşısında çok ama çok şaşıracaksınız.

Bu arada küçük bir hatırlatma yapayım. Bence filmi izleyin ondan sonra görün, Daha bir anlamlı oluyor.

MONKEY ISLAND

Adada, doğal ortamında özgürce yaşayan bir sürü maymun görebileceğiniz bir yer. İnsanları çok seviyorlar, çok cana yakınlar fakat sakın ola sevmeyin çünkü bazı durumlarda ısırabiliyorlarmış ve ısırdıklarında da uzun bir süre kuduz tedavisi görmek gerekiyormuş.

Bence gitmeden önce yanınızda ufak tefek yiyecek bir şeyler bulundurursanız doğal ortamında maymun besleme şansı yakalarsınız. Göremem diye korkmayın, adanın küçük bir koyunda, sahilde yaşıyorlar. Görememe şansınız yok.

monkey-island-phi-hpi

Mevsimine göre adanın bir ucundan diğer ucuna göç ediyorlarmış o yüzden tur haritalarında gösterilen yerde karşınıza çıkmayabilirler. Meraklanmayın. Sizi gezdirenler maymunların nerede olduklarını biliyorlar.

VIKING BEACH

Merkeze yakın bir koy. Uzun bir sahil şeridi var. Hemen yanında ise yerlilerin kulübeleri, zenginlerin villaları ve turistlerin otelleri sıralanmış durumda. Görülmesi gereken koylardan.

GÜN DOĞUMU – GÜN BATIMI

Adanın herhangi bir yerinde mutlaka gün doğumu ve gün batımını izleyin derim. Belki Tayland’da gün dönümünde meditasyon yaparsınız (Ben yapmadım ama yapanları gördüm çok huzurlu duruyorlardı).

PHUKET ADASI

Rüya gibi geçen 2 günlük Phi Phi maceramızın sona ermesi nedeniyle pek de hoşnut olmayan duygularla adanın merkezinden kalkan feribota biniyor (son feribot saat 15.30’da) ve Phuket‘e doğru yola çıkıyoruz.

Yaklaşık 2 saatlik bir yolculuktan sonra Phuket Limanı’na varıyoruz. Limanda bekleyen taksilerden birine atlıyor ve yaklaşık 45dk’da kalacağımız otel olan Best Western Otel’e (Patong) varıyoruz. Phuket’te taksicilerle pazarlık yok. Her yerde asılı olan tarifelerde ücretler belli. Limandan Phuket merkez yani Patong’a 600 Baht’a (51 TL) gidiyoruz.

phuket-view-point

Otelimiz Phuket’in merkezi Patong’da. Bang La Road adındaki en merkezi caddeye yürüyerek 3 dk mesafede olduğundan kaldığımız süre boyunca çok rahat ettik. Bence Patong’da fiyat fayda dengesi bakımından kalınacak en iyi otellerden biri.

Phuket gerçekten tam bir balayı yeri. Her saniyesi heyecan dolu.Eğlence dorukta, insanlar aşırı rahat, ada çok güzel, yiyecek-içecek sıkıntısı yok, İngilizce bilen insan sayısı çok daha fazla, mekanları daha kaliteli ve bir sürü değişik aktivitenin yapılabileceği bir yer.

Yakında İstanbul-Phuket arası direkt seferler başlayacakmış, başladıktan sonra Türk turistlerin uğrak yeri olacağından eminim.

4 gün geçirdiğimiz Phuket’te yapılabilecekler listesi ise şöyle;

PATONG

Patong, Phuket’in merkezi. Gündüzleri değişik sahillerde, tapınaklarda,  gösterilerde, aktivitelerde olabilirsiniz fakat geceleri büyük bir olasılıkla Patong’da olacaksınız. Bütün masaj salonları, cafeler, restoranlar, barlar, clublar vs. burada. Özellikle gece hayatı bakımından zirvede bir yer. En önemli caddesi ise Bang La Road. Değişik kültürlerin, farklı tarzların bir araya geldiği sanki bir buluşma noktası gibi. Ben çok beğendim, umarım siz de beğenirsiniz.

bang-la-road

BANG LA ROAD

Phuket’te kalıyorsanız muhtemelen akşamlarınızı geçireceğiniz cadde burası olacak. Her memleketten insanın olduğu, birçok Go Go Bar’ın, restoranın, go-go-bar-phuketcanlı müzik yapan barın, her türlü masaj salonunun sıralandığı, hayatımda gördüğüm en hareketli ve enerji dolu cadde. Tek kelimeyle müthiş bir yer. Trafiğe kapalı olduğundan tıklım tıklım insan dolu. Phuket’te görülmesi gereken yerler listesinin başında bulunuyor.

Evli-bekar, genç-yaşlı herkesin Bang La Road caddesinde çok güzel vakit geçireceğinden eminim.

Eğer çiftseniz ve kıskanç bir eşiniz veya sevgiliniz varsa hiç gitmeyin derim. J Şaka tabi, Phuket’e gelip de bu caddeye gitmemek, Paris’e gidip de Eyfel Kulesi’ni görmemek gibi bir şey. Sadece attığınız adımlara dikkat edin aksi bir durumda eşinizle aranızın açılması veya yanlış anlaşılma gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz. 🙂

Bekar erkeklere de bir tavsiyede bulunayım bari. Eğer bir kız arkadaş edinirseniz onun ladyboy (travesti) olup olmadığına mutlaka dikkat edin, çünkü Go Go Bar’ların önündeki ve içindeki bayanların  çoğu “ladyboy”. Tayland’ın eğlence sektöründe çok aktif bir rolleri var.

Birinin bayan ya da ladyboy olup olmadığını anlamak ise çok zor. Gerçekten normal kızlardan daha güzeller. Sonuçta tercih meselesi ama en azından kandırılmayın diye yazıyorum.  En çok adem elmalarından, ses tonundan ya da bacak ve kol kaslarından anlaşılıyormuş. Dikat edin, fazla içmeyin ve hayal kırıklığına uğramayın derim. 🙂 Tayland’ın meşhur lafı her zaman aklınızın bir köşesinde dursun. “Dünyanın en güzel kızları Taylandlı erkeklerdir”

NEW YORK BAR

Bang La Road’da bulunan ve Phuket’te kaldığımız 4 gece boyunca da gittiğimiz çok iyi canlı müzik yapılan harika bar. Mekan cadde üzerinde ve giriş ücretsiz, 2 grup sahne alıyor. Birinci grup saat 22.00’de bitiriyor. Diğer grup ise gece 2-3’e kadar sahnede kalıyor. Her iki grup da çok iyiydi fakat ikinci grup hayatımda gördüğüm en iyi gruplardan biriydi. Her gece gittik. Mutlaka gitmenizi öneririm.

CLUB SEDUCTION

Bang La Road’daki en tercih edilen gece kulübü burasıdır diyebiliriz. Kapısında sürekli bir kuyruk var. Giriş ücretsiz. İçerisi diğer gece kulüplerine göre çok daha ferah ve nezih diyebilirim. İçki fiyatları değişken. Bira içerseniz ucuz, viski içerseniz Tayland standartlarına göre pahalı. Niyetiniz gerçekten kopmak ve çılgın bir gece geçirmekse buraya uğramadan geçmeyin derim.

CLUB ILLUZION

Yine Bang La Road’da bulunan ve içerisinde kadın erkek dans şovlarının sergilendiği mekan. Gece 12’den sonra tıklım tıklım oluyor. Giriş ücreti yok. Hızlı gecelerin tercih edilen kulüplerinden.

BIG BUDDHA

Phuket’in en önemli tapınağı burasıdır. Phuket’in en yüksek tepelerinden birine kurulmuş olan bu tapınakta 45 metre yüksekliğinde bir buda heykeli vardır. Hemen hemen tüm güney kısmından bu heykeli görebilirsiniz.

Heykelin inşa edilmesindeki amaç Phuket’in sadece bir parti adası olmadığını göstermekmiş. Girişte ise açık kıyafetli bayanlara üzerlerini örtecek bir kıyafet veriliyor.Yaklaşık 1 saatlik bir sürede gezebilmek mümkün. Mutlaka görülmesi gerekir.

img_2519

JUNGCEYLON AVM

Patong merkezde bulunan bir AVM. Patong’da geçirdiğiniz süre boyunca sürekli önünüze çıkacak ve içine girip çıkacaksınız. Güzel mağazaları, masaj salonları, hediyelik eşya dükkanları ve birçok kaliteli restoranı var. Ayrıca içerisi çok serin olduğundan, sıcaktan bunaldığınız anlarda serinlemek için de kullanabilirsiniz.

TIGER KINGDOM

Burası, içerisinde her yaştan Bengay kaplanının bulunduğu mini bir park. Kaplanlar her gün düzenli olarak uyuşturuldukları için görevliler eşliğinde kaplan sevmenin ve fotoğraf çektirmenin serbest olduğu bir yer. Kaplanları ürkütmemek için flashlı fotoğraf çekmek ve kaplanlara baş-kulak tarafından yaklaşmak kesinlikle yasak. Sevmek için ise sadece arkadan yaklaşılmasına izin veriliyor. Siz severken yanınızda elektroşok cihazlı görevliler bekliyor. Zaten uyuşturuldukları için hayvanların da saldırmaya hiç niyetleri yok.

ELEPHANT SAFARI

Phuket’in belki de en meşhur aktivitesi Fil Safarisi’dir. 800-1500 Baht arası (68 – 128TL) değişik fiyatlı tarifeler mevcut. (30-45-60-75 dk) Filin üzerine 1 ya da 2 kişi biniyorsunuz ve bir yandan yeşilliklerin içinde gezinti yaparken bir yandan da bol bol fotoğraf çekiyorsunuz. Korkulacak bir şey yok gayet güvenli.

Not: Filler Tayland’da çok büyük bir pazar oluşturuyor. Eskiden halkın fil sahibi olmasına izin verilmiyormuş. Memleketteki tüm filler kralınmış. Fakat son yıllarda serbest bırakılmış. Bizde nasıl hızlı koşan yarış atları daha değerliyse Tayland’da da yavaş, fakat durmadan ve küçük adımlarla yürüyen filler çok değerliymiş. İyi bir filin fiyatı ise 1.000.000 Baht (85.000TL) civarıymış.

KING COBRA SHOW AND SNAKE FARM – KRAL KOBRA ŞOVU VE YILAN ÇİFTLİĞİ

Eğer yılanlar ilginizi çekiyorsa, her çeşit yılanı bir arada görebileceğiniz bu yere gitmenizi tavsiye ederim. Ana vatanında özellikle kral kobra ve piton yılanlarını yakından görebilir ve belki de dünyanın en tehlikeli şovlarından biri olan King Cobra Show’u izleyebilirsiniz. Gösterinin sonunda küçük bir sürprizle de karşılaşabilirsiniz 🙂

KATATÜRK RESTAURANT

Phuket’te taksiyle Kata Beach’e giderken birden gözümüze bir tabela çarpıyor. Dikkatlice baktığımızda üzerinde Atatürk resminin ve Türk Bayrağı’nın olduğunu görüyoruz. Çok şaşırıyor ve gururlanıyoruz. Hemen taksiden inip içeri giriyoruz ve “evet” diyoruz burası tam bize göre.

kataturk-phuket-birgezgininnotlari

Menüsünde her çeşit kebap olan, menemenli, omletli, beyaz peynirli bir Türk kahvaltısı yapabileceğiniz, hatta rakı içebileceğiniz bir restoran. Günlerdir aradığımızı tam olarak bulamadığımızdan çok işimize yaradı. Turnayı gözünden vurmak veya çölde yürürken karşınıza vaha çıkması bunun gibi bir şey olsa gerek. Sahipleri Tekin ve Ozan Bey ise gelen tüm müşterilerle olduğu gibi bizimle de çok yakından ilgileniyor. Saatler süren koyu sohbetimizi tamamlıyor ve sabaha menemen yemeğe geleceğimizi söyleyerek mekandan ayrılıyoruz. Mutlaka görmenizi tavsiye ederim.

SURF HOUSE RESTAURANT BAR

Kata Beach’in hemen arkasında bulunan bu mekan, yeme-içme bölümü ve sörf dersi alabileceğiniz bölüm olarak ikiye ayrılmış durumda. Birinci bölüm için çok bir şey söylemeye gerek yok. Zengin bir menüsü ve gayet güzel yemekleri var.

İkinci bölümde ise sörf öğrenebileceğiniz, yapay dalga oluşturan çok ilginç bir düzenek var. İster sörf öğrenebilir, isterseniz de bir şeyler atıştırırken sörf öğrenmeye çalışanları izleyebilirsiniz. Biz burada çok güzel vakit geçirdik. İzlemesi de öğrenmesi de çok zevkli. Kata Beach’e giderseniz uğramanızı tavsiye ederim.

 

THAI BOX MAÇI

Thai Box, Tayland’da o kadar popüler ki bizde futbol ne demek ise Tayland’da da Thai Box o demek. Dövüşcüler, üzeri açık araçlarla (bizdeki siyasetçiler gibi) sokaklarda dolaşıyor, rakibine meydan okuyor ve insanları maça gelmesi için teşvik ediyorlar. Bu müsabakalar halk tarafından çok yakından takip ediliyor. Patong’daki Jungceylon AVM’nin tam karşısında Thai Box maçlarının yapıldığı Bang La Boxing Stadium adında büyük bir salon var. Gitmek isteyenler burada maç izleyebilirler.

ORANGE RESTAURANT

Foursquare’den puanı yüksek bir restoran ararken gözümüze burası çarptı. 2 kere yemek yedik ve çok beğendik. Aradığınız her çeşit yemeği bulabileceğiniz bir yer.

Temiz, fiyatları çok uygun ve kaliteli bir servisi var. Bang La Road caddesine çok yakın bir konumda fakat biraz ara sokakta kalıyor. Yerini navigasyondan ya da sorarak bulabilirsiniz.

SAN SABAI MASAJ SALONU

Phuket’de saydım, ortalama olarak her 7 dükkandan biri masaj salonu. Bu salonların içinde hijyenik olanı-olmayanı, mutlu sonla biteni-bitmeyeni var. Eğer gerçekten hijyenik şartlarda sadece masaj yaptırmak istiyorsanız, Patong’da bulunan San Sabai Masaj Salonu’nu öneririm. Bir masaj salonunda sadece masaj yapılıp yapılmadığını nasıl anlarım diye sorabilirsiniz. Masaj salonlarının vitrininden içerisi görünüyorsa veya kapısında “no sex” yazıyorsa sadece masaj yapılıyordur.

FREEDOM BEACH

Patong Beach’e yakın bir konumda bulunan Freedom Beach gerçekten Phuket beachlerinin 1 numarası. Bence ilk gidilecek plaj bu olmalı. Karadan ve denizden olmak üzere iki şekilde ulaşım mümkün. Kara ulaşımı biraz yorucu. Ormanın içerisinden dik bir yoldan yokuş aşağı yürüyerek iniliyor. Deniz ulaşımı ise kolay olan. Patong, Kata, Karon ve diğer birçok beachten bot kiralayıp gidebilirsiniz.

KATA BEACH

Phuket denizi çok dalgalı.Tüm sahillerde cankurtaranlar var.Rüzgar biraz şiddetlenince suya girmek yasaklanıyor veya sadece buradan girilebilir diye o noktaya bayrak asılıyor. Bu nedenle çok dikkatli olmak lazım. Zaten belinizi geçen yerden ileriye gitmek yasak. (sörfçüler ve su sporlarıyla uğraşanlar hariç)

phuket-beach

Fakat okyanus dalgalı olmasına rağmen inanılmaz güzel kumsalları ve sıcacık bir suyu var Phuket’in.Kata Beach bu güzel plajlardan sadece biri.Şezlong ve şemsiyeyi ise plajdan kiralayabilirsiniz. Yanlış hatırlamıyorsam 1 şemsiye + 2 şezlong 200 Baht (17 TL)

NAI HARN BEACH

Kumsal, temizlik, su sıcaklığı vs. olarak Kata Beach ile aynı kalitede bir plaj. Kata Beach’den tek farkı ise biraz daha sakin olması ve su sporlarıyla uğraşanların biraz daha fazla olması. Zamanı olanlar için plaj önerilerimi sıraladım:

img_2575

-KORAN BEACH

-BANGTAO BEACH

-SARİB BEACH

-LAYAN BEACH

-PARADISE BEACH

 

Not: Listede, Phuket’in en önemli plajlarından biri olan Patong Beach yok. Buralı bir arkadaşımız, etraftaki tüm tesislerin atık sularının buraya döküldüğünü, suyunun pis olduğunu ve burada yüzmememizi söylediğinden dolayı bu plajı sadece güneşlenmek için kullanmanızı öneririm.

 

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Blog yazılarımı tamamladıkça siteye ekleyeceğim.

Yorumlar
Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,